VEREM (Tüberküloz), patol,, herhangi bir organa, en çok da akciğerlere yerleşen Koch basilinin yol açtığı ateşli ve bulaşıcı hastalık. İlk kez 1882′de Alman hekimi Robert Koch’ca hastalığın etkenisaptandı. Bu nedenle veremjnikrobuna kısaca Koch basili de denir, insanlarda verem oluşumunun % 99′u mikrobakterium tüberkülozis’e bağlıdır. % 1 ‘lik bölümü de mikrobakterium bovis’ten kaynaklanır ve bu mikrobu taşıyan ineklerin sütünden insanlara geçer. Daha yaygın olanı ise genelde solunum yolları aracılığıyla geçer. Nedenleri. Verem basili 2-4 mikron boyunda, çomak,biçimindedir. Yaşamak için oksijenli ortama gereksinme duyar. Bu nedenle insan vücudunda oksijeni fazla aian bölgelir yeğler. Bu organların başında da akciğerler gefir. Veremli insanların balgamlarında ve solunum yolu salgılarında verem mikrobu bulunur. Öksürürken ya da konuşurken havaya bu mikropları saçarlar. Sağlıklı insanlar solunum sırasında bu mikropları akciğerlerine çekerlerse, vereme uygun ortamı hazırlarlar. Solunum yoluyla giren verem mikrobu genellikle akciğerlere yerleşir. Süt yoluyla alınan verem mikrobu ise öncelikle bademcikler ya da sindirim kanalını yeğler. Verem basili herhangi bir toksin (zehir) üretmediği için genellikle vücudun bağışfklık sistemi bu basili gözden kaçırır. Akciğerlere giren verem basilleri burada üreyip koloniler oluştururlar. Bazi basiller de akciğerlerin hilus bölgesindeki lenf bezlerine ulaşarak burada da koloniler oluştururlar. Bu kolonileşme hareketi 4-10 hafta kadar sürer. Bazı basiller de kan yoluyla başka organlara da ulaşırar. Önceleri verem basillerinin farkında olmayan bağışıklık sistemi, ilk kolonilerin kurulması üzerine harekete geçer ve basillere karşı savaş açar. Bu savaş sırasında yalnız basiller değil, akciğer ve lenf bezlerinin dokusu da yıpranır. Yani, basillerin yanı sıra iltihap bölgesindeki doku da ölür. Verem hastalığındaki bu doku ölümüne peynirleşme nekrozu adı verilir. Bağışıklık sistemi savaşı kazanırsa verem gelişemez, ancak yenilgiye uğrarsa verem bir hastalık olarak gelişir.Belirtileri. Verem, hastalığı çok sinsi gelişir ve genellikle başka bir hastalığın taranması sırasında ortaya çıkar. Hastalığın ilk b elirtisi olarak halsizlik ve kilo kaybı sayılabilir. Ancak bu belirtiler hataca pek önemsenmez. Bir başka belirti de gece yükselen ateştir. Ateşle birlikte gece terlemeleri görülür. Akşam saatlerinde görülen baş ağrısı da bir başka belirtidir. Ancak bunların arasında öksürük, en çok dikkate alınması gereken belirtidir, öksürükle birlikte balgam da çıkar ve verem, akciğerlerdeki bir damarryıpratmışsa balgam kanlı çıkar. Balgamdaki kan, veremin tipik belirtisidir.Tedavisi. Veremle savaş en birinci önlem BCG (Basilus Calmette-Guerin) aşısıdır. Bu aşı özel yöntemlerle zayıflatılmış olan canlı mikrobakterium bovis basillerini içerjr. Aşı vücuda verildiğinde, bağışıklık sistemi hareket geçerek verem ba-silleriyle savaşmayı öğrenir. Bu durumda vücuda giren verem mikrobu hastalığı oluşturamaz. Günümüzde tıbbın kazandığı başarı, verem hastalığını eski korkunç görünümünden uzaklaştırmıştır. Eskiden büyük ölümlere yol açan verem, bugün kullanılan etkili ilaçlarla çok olumlu sonuçlan alınmaktadır. Sonuçlarının olumlu olmasına karşın veremin tedavisi 18-24 ay gibi çok uzun bir sürede gerçekleşir. Bu nedenle hastaların tedavi sırasında çok sabırlı olmaları gerekir. Günümüzde senatoryum tedavisi ancak çok ağır hastalar için uygulanır. Hastalığın genel durumu düzeldikten sonra, hastanın günlük yaşamına dönmesine izin verilir, tedavinin geriye kalan bölümü ayakta sürdürülür. Tedavide değişik ilaçlardan yararlanılır. Bu ilaçların başlfcaları: streptomisin,paraaminosalisilik asit (PAS) . Geçmişte uygulanan temiz hava, beslenme gibi yöntemler bugün de uygulanmakla birlikte, sözü edilen ilaçla ullanılmasıyla veremden ölüm oranı çok düşmüştür. Artık verem, günümüzde tıb için sorun olmaktan çıkmıştır.
Ansiklopedimizin içinde Google destekli arama yapın.
.
You can leave a response, or trackback from your site.
Sağlık Ana Sayfa
Biyografiler
Akademisyenler,
Antropologlar (İnsanbilimciler),
Arkeologlar
Askerler >
Besteciler
Bilim Adamları
Biyologlar
Coğrafyacılar
Dansçılar
Denizciler
Devlet Adamları - Politikacılar
Dilbilimciler
Din Adamları
Diplomatlar
Doğa Bilimciler
Düşünürler
Edebiyatçılar
Eğitimciler
Ekonomistler
Felsefeciler
Fizikçiler
Fotoğrafçılar
Gazeteciler
Gezginler
Gökbilimciler
Gravürcüler
Heykeltraşlar
Hukukçular
İktisatçılar
İmparatorlar-Hükümdarlar
İş Adamları
İstatistikçiler
Karikatürcüler
Kaşifler
Kimyagerler
Koreograflar
Mankenler
Matematikçiler
Mimarlar
Minyatürcüler
Mucitler
Mühendisler
Müzisyenler
Oryantalistler
Osmanlı Padişahları
Pilotlar
Psikologlar
Ressamlar
Şairler
Sanatçılar
Sanatkarlar
Sendikacılar
Seramik Sanatçıları
Sinemacılar ve Tiyatrocular
Sosyologlar (Toplumbilimciler)
Sporcular
Araba Yarışçıları
Futbolcular
Tarihçiler
Tıpçılar
Veterinerler
Yazarlar
Yöneticiler
Yönetmenler
Toplum ve Yaşam
Toplum
Millet
Aile
Antropoloji
Hayvanlar
Sosyoloji
Cinsellik
Ev
Evlilik
Felsefe
Aşk
Biyografiler
Bilim ve Teknoloji Bilim
Bilgisayar
Bilim
Kurgu
Matematik
Aritmetik
Arkeoloji
Biyoloji
Bilim Adamları
Bilişim
Ekonomi
Fizik
Yıldızlar
Astronomi
Uzay
Arkeoloji
Jeoloji
Nükleer
Enerji
Kimya
Zooloji
Mantık
Pedagoji
Enerji
Elektronik
Elektrik
Telekomunikasyon
Teleskop
Ses
Tıp
Tarım
Kültür
Kültür
Dil
Tarih
Edebiyat
Eğitim
Felsefe
Adet
Müze
Müzik
Mitoloji
Basın
Spor
Sinema
Tiyatro
Coğrafya
İklim
İlçeler
İller
Biyocoğrafya
Din
ilahiyat
Allah
Musevilik
Hristiyanlık
Kuran-ı Kerim
Mitoloji