PEDAGOJİ, çocukların eğitimiyle ilgili bilim dalı. Eğit bilim ya da eğitim bilim olarak da adlandırılmaktadır. Pedagoji kavramı, eğitim uygulamalarını ve bu uygulamaların kaynaklandığı düşünceyi belirtmektedir. Pedagojinin ilgi alanının temelini oluşturan öğreticilikle ilgili sorunlar, bilginin içeriğine olduğu kadar, bilginin aktarılış biçimine de bağlıdır. Bu yüzden pedagoji yalnız bilginin içeriği üzerinde durmakla kalmaz, çocuğun ruhsal durumu, grup olayları ve öğrenci-öğretmen ilişkileri gibi bilginin aktarımını etkileyen dış etkenleri de dikkate alır. Bu durum pedagojinin ortaya çıktığı toplumun tarihi ve eldeki kitle haberleşme araçları nı gözönüne almasını zorunlu kılmaktadır. Çünkü pedagoji biliminin temel işlevlerinden biri de bireyin toplum saflaştırılmasıdır. Bu eski kuşakların yeni yetişen kuşağa varolan toplumsaî değerleri aktarma sürecidir. Tarih. Çok eski çağlardan beri ahlâka, metafiziğe ve dinsel düşünceye bağlı katan pedagoji bilgisinin bir bilim dalı durumuna gelmesi, 19.yy sonlarına rastlamaktadır. Ancak tutarlı sayılabilecek ilk pedagojik görüşler 1537′de Johannes Sturm’ca ileri sürüldü. Daha sonraları Calvin’in yeniden ele aldığı bu görüş, bilgiyi ve düşünmeyi sağlayacak olanakların tüm insanlara açılabileceği bir öğretim sisteminin temellerini ortaya koymaktaydı. Bu yeni anlayışın öteki önceleri arasında serbest ansiklopedik kültürün gerekliliğini savunanların yanı sıra, Montaigne gibi bireysel düşüncenin önemini vurgulayanlarda bulunmaktaydı. Bu anlayrş pedagoji, bilimini okul düzeyine bağlı bırakmayarak siyasal ve toplumsal temellerini ortaya koyan çağdaş okul anlayışını hazırlayacak, yeni bir düşüncenin başlangıcını oluşturdu. 17. ve 18.yy’larda özellikle eğitimi din adamlarının etkisinden kurtarmak için verilen mücadeleler, bilimle donatılmış ve emeğin emrine sunulmuş olan akıl üzerinde, temellenen, yeni bir eğitim anlayışının gelişmesine yo! açtı. Ancak böyle bir eğitim düşüncesinin pratikten yoksun olması, demokratik bir eğitim ve bilimsel bir pedagojinin doğmasını engelledi.Sanayi Devrimi’nden sonraysa toplumların uzmanlaşmış personele duydukları gereksinim, öğrenci ve öğretmen sayısındaki artışlar, toplumların demokratikleşme yönündeki gelişmeleri, işi rasyonelleştirme zorunluluğu vb. birçok etken pedagoji biliminde yepyeni bir yön verdi. Böylece pedagoji ya daha sınırlı ve daha belirli araştırmalar yoluyla öğretim alanına, psikoloji ve psikofizyolojinin sağladığı yeni verileri uygulamaya ya da Montessori, Decroly, VVallon gibi öğreticilerin başarılarının psikolojik anlamını ortaya çıkarmaya önem verdi. Bu araştırmalarda İlgi merkezi, zeka yaşı, oyun yaşı vb. benzeri birçok kavram eğitim ve öğretim uygulamalarına girdi. Aynı zamanda eğitim alanındaki geleneksel düşünceye, çocuğun minyatür bir yetişkin değil, aksine kendine özgü bir varlık olduğu, yetişkinliğe ulaşmak için kendine özgü bir ritmi ve aşamaları olan bir evrim yaşaması gerektiği düşüncesini yerleştirdi. Böylece çocuğun yetenekleri, mesleğe yöneltme yöntemleri ve eğitime karşı gösterdiği tepkilerin, temel liselere bağlı psikologlarca dikkatli bir incelemeye alınması olanağı doğdu. Bu araştırmaların yol açtığı bir başka sonuçsa klasik kötü öğrenci inancının ve okul yaptırımı anlayışının yerini özen, sevgi ve bakıma dayalı bir eğitim yaklaşımının almaya başlamasıdır.Birçok düşünür ve pedagogun çabaları sonucunda bağımsız bir bilim dalı durumuna gelen pedagojinin konuları giderek genişleyip zenginleşmektedir. Özellikle yüzyılımızın başlarında Freud, Jung ve Adler gibi psikanalistlerin katkılarıyla bilinç altının kişilik oluşumundaki etkilerinin ortaya konması, birçok bilim adamını çocuk psikolojisi ve eğitimi konusunda yeni araştırmalara yöneltti. Bu durum pedagoji bilimine de yansıyarak geleneksel düşüncelerde önemli değişimlere yol açtı. Özellikle çocuk psikolojisi, psikoloji, tıp, toplumbilim gibi bilim dallarıyla yakın bir ilişki içinde bulunan pedagoji, günümüzde eğitim ve öğretimin vazgeçilmez bir öğesi durumundadır.
Ansiklopedimizin içinde Google destekli arama yapın.
.
You can leave a response, or trackback from your site.
Sağlık Ana Sayfa
Biyografiler
Akademisyenler,
Antropologlar (İnsanbilimciler),
Arkeologlar
Askerler >
Besteciler
Bilim Adamları
Biyologlar
Coğrafyacılar
Dansçılar
Denizciler
Devlet Adamları - Politikacılar
Dilbilimciler
Din Adamları
Diplomatlar
Doğa Bilimciler
Düşünürler
Edebiyatçılar
Eğitimciler
Ekonomistler
Felsefeciler
Fizikçiler
Fotoğrafçılar
Gazeteciler
Gezginler
Gökbilimciler
Gravürcüler
Heykeltraşlar
Hukukçular
İktisatçılar
İmparatorlar-Hükümdarlar
İş Adamları
İstatistikçiler
Karikatürcüler
Kaşifler
Kimyagerler
Koreograflar
Mankenler
Matematikçiler
Mimarlar
Minyatürcüler
Mucitler
Mühendisler
Müzisyenler
Oryantalistler
Osmanlı Padişahları
Pilotlar
Psikologlar
Ressamlar
Şairler
Sanatçılar
Sanatkarlar
Sendikacılar
Seramik Sanatçıları
Sinemacılar ve Tiyatrocular
Sosyologlar (Toplumbilimciler)
Sporcular
Araba Yarışçıları
Futbolcular
Tarihçiler
Tıpçılar
Veterinerler
Yazarlar
Yöneticiler
Yönetmenler
Toplum ve Yaşam
Toplum
Millet
Aile
Antropoloji
Hayvanlar
Sosyoloji
Cinsellik
Ev
Evlilik
Felsefe
Aşk
Biyografiler
Bilim ve Teknoloji Bilim
Bilgisayar
Bilim
Kurgu
Matematik
Aritmetik
Arkeoloji
Biyoloji
Bilim Adamları
Bilişim
Ekonomi
Fizik
Yıldızlar
Astronomi
Uzay
Arkeoloji
Jeoloji
Nükleer
Enerji
Kimya
Zooloji
Mantık
Pedagoji
Enerji
Elektronik
Elektrik
Telekomunikasyon
Teleskop
Ses
Tıp
Tarım
Kültür
Kültür
Dil
Tarih
Edebiyat
Eğitim
Felsefe
Adet
Müze
Müzik
Mitoloji
Basın
Spor
Sinema
Tiyatro
Coğrafya
İklim
İlçeler
İller
Biyocoğrafya
Din
ilahiyat
Allah
Musevilik
Hristiyanlık
Kuran-ı Kerim
Mitoloji