ORTODOKSLUK, din., Vahye ve Meşru Kilise’nin kararlarına uygun olan öğretilerin tümü. Genel olarak Katolik İnancına bağlı bulunan Keldanî, Ermeni, Süryanî ve Kiptî mezhepleri, havari Petrus’un Roma’da ölmesinden sonra îüm yetkilerinin papaya geçtiğini savundular. Bu düşünceye karşı çıkanlarsa papanın isa’nın yetkilerini taşımadığını ve sıradan bir İnsan olduğunu savunarak, tek Tanrısal önder olan İsanın görevlerinin kimseye devredilmediğini ileri sürdüler. Bu nedenle dinin temelinin doğru inancı benimsemek olduğunu savunan bu büyük mezhebe Yunanca Doğru Kanı anlamına gelen Othos Doksa sözcüğünden doğan ve doğru inançtan olanlar anlamına gelen Orthodoksos denildi, Ortodoks mezhebinin kurulmasında Gregorios, Kyrillos, Athaniasios gibi din büyüklerinin çalışmaları önemli rol oynadı. Bu inancı benimseyenler 325′te İznik konsilinde resmi öğretinin karşısında yer alan Arius, Nestohus gibi din ulularıyla mücadele ettiler. Ortodoks inancının temelini oluşturan Kutsal Kitap, kutsal geleneğe ilişkin ilkelerle 325-787 arasında toplanan yedi konsilde belirlendi. Tanrı kavramının yalnızca oğul aracılığıyla babadan kaynaklandığını öğreten Ortodoks Kilisesi’ne karşın Roma Katolik Kilisesi’nin 8.yy’da Papa II.Leo başkanlığında Tanrı kavramını hem oğul hem de babaya bağlaması Doğu’nun öğretidüzeyinde iki fnezhep arasındaki ayrılıkların farkına varmasına yol açtı.9. yy’dan başlayarak Roma ve Bizans’ın Hıristiyanlık kavramlarında ortaya çıkan farklılaşma giderek, yeni Batı uygarlığını oluşturan hareketin de etkisiyle, iki taraf arasında artan karşılıklı anlayışsızlığa dönüştü ve bu iki mezhebin kopmasına neden oldu. 16 Temmuz 1054′te Roma’nın Papa IX. Leo’nun istanbul Patriği Mikhael Kerularios’u afaroz ettiğini bildirmesinden sonra, ertesi gün piskoposların oluşturduğu bir topluluk Roma bildirisini yaktı. Bu olay Doğu ve Batı kiliseleri arasındaki uzlaşmazlığın artmasına neden oldu. Bu yüzden 1054 Doğu ve Batı’nın resmen ayrıldığı tarih olarak kabul edilir. Doğu ve Batı kiliselerinin kesin kopuşundan sonra iki mezhep arasında birliği sağlama girişimleri de 1274 Lyon Konseyi ve 1438-1439 arasında yapılan Ferrara-Floransa konseyinde olduğu gibi daha çok siyasi amaçlara yönelikti.1453′te İstanbul’un alınmasından sonra Bizans Kilisesi (Doğu Roma-İstanbul Patrikhanesi) de Osmanlıların egemenliğine girdi. Böylece istanbul Patrikhanesi Ortodokslarla Osmanlı yönetimi arasındaki tek resmi kurum durumuna geldi. Önceleri tüm Doğu Roma kiliseleri İstanbul Kilisesi’ne bağlıydılar. Ancak daha sonra dinsel görüşlerde ortaya çıkan bir takım ayrılıklar yüzünden kopmalar oldu. Böylece İstanbul Ortodoks Kilisesi, merkezi İstanbul’da bulunan Rum Ortodoks Kilisesi, merkezi Erivan’da bulunan Ermeni Ortodoks Kilisesi ve merkezi Mardin’de bulunan Süryani Ortodoks Kilisesi olarak ayrıldı. Osmanlı yönetimi altındaki tüm kiliseler özerk nitelikte kurumlardı. Ancak zamanla sınırların değişmesi ve kilise merkezlerden birinin (Erivan) komşu bir ülkenin sınırları içinde kalması Ortodoks kiliselerinde bazı değişikliklere neden oldu. Bundan sonra Ermeni Ortodoks Kilisesi’nin Türkiye merkezi İstanbul’da açıldı. Böylece İstanbul hem Ermeni hem de Rum ortodoks kiliselerinin merkezi oldu. Bu arada istanbul’a bağlı olan Rus Ortodoks Kilisesi de bu devletin güçlenmesinden sonra bağımsızlığını ilan edince Moskova bağımsız bir Ortodoks patrikliği durumuna geldi.Bizans Ortodoks Kilisesi’nin varisi olarak kendini gören Rus Ortodoks Kilisesi, zaman zaman imparatorluk içindeki Ortodoks kiliselerinin koruyucusu gibi davranmaya başlayınca bu durum Ermeni Ortodoks Kilisesi’ni de etkiledi ve Rus Ortodoks Kilisesi’nin izinden yürüyen Erivan Ortodoks Kilisesi ile istanbul Ermeni Ortodoks Kilisesi birbirinden ayrıldı. Bu ayrılığın nedeni Erivan Ortodoks Kilisesi’nin İstanbul Ermeni Ortodoks Kilisesi’nin işlerine karışmaya başlamasıdır.Ortodoks kiliselerinin Batı’daki etkinliği 16. yy’da sona erdi. İmparatorluğun gücünü yitirdiği dönemlerdeyse Rum Ortodoks Kilisesi Avrupa’ya Ermeni Ortodoks Kilisesi’de Rusya’ya sığınma eğilimleri gösterdi, imparatorluğun egemenliği altındaki devletlerin bağımsızlıklarını kazanmaya başlamalarıyla birlikte, bu ülkelerin ortodoks kiliseleri de İstanbul patrikhanesinden ayrılmak istediler. Kiliselerin bu durumu Tanzimat’ın ilânına kadar sürdü. Tanzimat’ın ilanından sonraysa Öteki azınlıklar gibi Ortodoks azınlığıda yeni birtakım ayrıcalıklar tanındı. Bu durum Birinci Dünya Savaşı’na kadar sürdü ve bu süre içinde Rum Ortodoks Kilisesi Yunanistan’ın bağımsızlığa kavuşması, Anadolu toprakları üzerinde Büyük Yunanistan’ı (Megola İdea) yeniden kurma düşüncesi doğrultusunda tüm dünya Ortodoklarını Türkiye’ye karşı birleştirmek için yoğun bir çaba harcadı.1923′te Türkiye sınırları içinde bulunan Rum ve Ermeni Ortodoks kiliseleri yeniden düzenlenerek İstanbul’da toplandı. Bugün Türkiye’de bulunan tüm Rum ve Ermeni Ortodoks kiliselerinin merkezi İstanbul, Süryani Ortodoksla-rının merkezi ise Mardin’dir. Ortodoks ile Katolik mezhepleri arasındaki farklılıklar öğretinin üç ana noktasından ve bunların uygulanmasından kaynaklanmaktadır. Ortodokslara göre Teslis ile ilgili tek inanç İznik Credosu’na {Hıristiyan amentüsü) dayanır. Ortodoks Kilisesi Tanrı kavramının yalnızca oğul aracılığıyla babadan kaynaklandığını, Katolik Kilisesi ise bu kavramın hem baba hem de oğula bağlı olduğunu öğretir. Ortodoks inancı evrensel ve yerel konsillere dayanır. Ortodokslar Meryem’in isa’ya evlenmeden hamile kaldığını, bakireliğin önemli olmadığını öğretsel bir yenilik olarak kabul ederler. Meryem günahsız da olsa Adem’in günahını taşır. Meryem’in arınması İsa’nın ölümü ve yeniden dirilişle gerçekleşir.Doğu mezhepleri boşanmayı ve yeniden evlenmeyi kabul etmektedir. Rahip olmak isteyen biri evlenebilir. Ancak rahip olduktan sonra bunu yapamaz. Dul kalan rahipler de ikinci kez evlerlemezler. Piskoposlar bekâr ya da dul olan rahip ve papazlar arasından seçilir. Törenlerinde ekmekle şarap, İsa’nın gerçek eti vekanı olarak benimsenir. Ortodoks inancında ikonaların (kutsal resimler) özel biryeri vardır. Her kilise yerel örgütü içinde kendi kendini yönetir. Ancak inancın Öğretilmesinde birlikte hareket ederler. Bugün dünyada bulunan başlıca Ortodoks kiliseleri, İstanbul Patrikliği, İskenderiye Patrikliği, Antakya Patrikliği, Kudüs Patrikliği, Kıbrıs Kilisesi, ve Rus Kilisesi’dir.
Ansiklopedimizin içinde Google destekli arama yapın.
.
You can leave a response, or trackback from your site.
Sağlık Ana Sayfa
Biyografiler
Akademisyenler,
Antropologlar (İnsanbilimciler),
Arkeologlar
Askerler >
Besteciler
Bilim Adamları
Biyologlar
Coğrafyacılar
Dansçılar
Denizciler
Devlet Adamları - Politikacılar
Dilbilimciler
Din Adamları
Diplomatlar
Doğa Bilimciler
Düşünürler
Edebiyatçılar
Eğitimciler
Ekonomistler
Felsefeciler
Fizikçiler
Fotoğrafçılar
Gazeteciler
Gezginler
Gökbilimciler
Gravürcüler
Heykeltraşlar
Hukukçular
İktisatçılar
İmparatorlar-Hükümdarlar
İş Adamları
İstatistikçiler
Karikatürcüler
Kaşifler
Kimyagerler
Koreograflar
Mankenler
Matematikçiler
Mimarlar
Minyatürcüler
Mucitler
Mühendisler
Müzisyenler
Oryantalistler
Osmanlı Padişahları
Pilotlar
Psikologlar
Ressamlar
Şairler
Sanatçılar
Sanatkarlar
Sendikacılar
Seramik Sanatçıları
Sinemacılar ve Tiyatrocular
Sosyologlar (Toplumbilimciler)
Sporcular
Araba Yarışçıları
Futbolcular
Tarihçiler
Tıpçılar
Veterinerler
Yazarlar
Yöneticiler
Yönetmenler
Toplum ve Yaşam
Toplum
Millet
Aile
Antropoloji
Hayvanlar
Sosyoloji
Cinsellik
Ev
Evlilik
Felsefe
Aşk
Biyografiler
Bilim ve Teknoloji Bilim
Bilgisayar
Bilim
Kurgu
Matematik
Aritmetik
Arkeoloji
Biyoloji
Bilim Adamları
Bilişim
Ekonomi
Fizik
Yıldızlar
Astronomi
Uzay
Arkeoloji
Jeoloji
Nükleer
Enerji
Kimya
Zooloji
Mantık
Pedagoji
Enerji
Elektronik
Elektrik
Telekomunikasyon
Teleskop
Ses
Tıp
Tarım
Kültür
Kültür
Dil
Tarih
Edebiyat
Eğitim
Felsefe
Adet
Müze
Müzik
Mitoloji
Basın
Spor
Sinema
Tiyatro
Coğrafya
İklim
İlçeler
İller
Biyocoğrafya
Din
ilahiyat
Allah
Musevilik
Hristiyanlık
Kuran-ı Kerim
Mitoloji