Kandaki akyuvarların sayısının çoğalmasıyla ortaya çıkan hastalık.
Lösemiler başlıca dört grupta toplanırlar?
Akut, kronik, kronik granülositer, kronik lenfositer.
1. Akut lösemiler: Habis tümör hücresi özelliğindeki akyuvarların, kan yapıcı organlarda anormal ve denetimsiz bir biçimde çoğalmaları ve bu çoğalmanın hastalığın başlangıcından beri özellikle genç akyuvarları içermesi akut lösemi olarak adlandırılır. Anormal çoğalan hücrelerin tipine göre, başlıca dört çeşit akut lösemi vardır: Akut lenfoblastik lösemi, akut mieloblastik lösemi, akut monoblastik lösemi, akut stemcell lösebi. Anormal çoğalan bu hücreler, kemik iliği, kan, sinir sistemi, böbrekler, deri, lenf bezleri gibi çeşitli doku ve organları sararlar. Tedavi edilemeyen lösemi olayları birkaç ay gibi kısa bir süre içinde Ölümle sonuçlanır, ölüm çoğunlukla, kısaca lösemik hücrelerde kanser hücresi özelliğindeki akyuvarların, kemik iliğini sarıp normal kan hücrelerinin oluşu ve gelişimlerini engellemelerinden doğan komplikasyonlara bağlıdır. Lösemik hücrelerin kemik iliğini sarmaları sonucu yeterince üretilemeyen trombositler, kanda trombosit azalmasıyla sonuçlanan bir tablo yaratırlar. Bu da hastanın kanama eğilimini çoğaltır. Yeterince üretilemeyen normal akyuvarlar, kanda normal akyuvar azlığı, lökopenı ile sonuçlanan bir tablo yaratırlar. Kanda fazla sayıda ve anormal olarak genç akyuvarlara rastlanabilir. Kemik iliğinde yeterince üretilemeyen akyuvarlar kansızlığa neden olurlar. Trombosit azlığının (trompositopeni) neden olduğu kanamalar ya da lökopeninin ve anormal işlevli lökositlerin neden olduğu mikrobik hastalıklara karşı direnç azlığı, ölüme yol açan nedenler olabilirler.Akut lenfoblastik lösemiler genellikle çocuklarda görülen bir kan kanseridir, öteki lösemiler herhangi bir yaşta ortaya çıkabilirler.
Nedenleri
Lösemileri oluşturan kesin nedenler henüz bilinmemektedir. Radyoaktif ışınların birtakım lösemi olaylarında etken olduğu saptanmıştır. Örneğin, röntgen uzmanlarında lösemilere, genel ortalamaya göre % 9 kez daha sık rastlanmaktadır. Atom bombasının deneme ya da savaş amacıyla patlatıldığı bölgelerde, patlama sırasında ışına hedef olan kişilerde lösemi görülme sıklığı artmıştır. Benzolle çalışan işçilerde yüksek oranda lösemi ve aplastik kansızlık görülmektedir. Bazı virüslerin ve özellikle bazı RNA virüslerinin lösemiye neden olabileceği düşünülmektedir. Down sendromunda (mongoloidlerde) akut lösemi görülme sıklığı genel orandan 20 kez daha fazladır. Down sendromunda, 22 numaralı kromozomda Filadelfia kromozomu adı verilen anormal bir kromozom oluşur. Filadelfia kromozomu kronik mieloid lösemili hastalarda da bulunmaktadır.
Belirtileri
Akut lösemilerde ortaya çıkan belirtiler başlıca üç grupta toplanır. Gelişen belirtiler, lösemik hücrelerin kemik iliğini sarıp normal kan hücrelerinin oluşumunu engellemelirine bağlıdır. Üç grup yakınmalar sırasıyla: a) Kansızlığa b) Akyuvar azlığına (lökopeni) ve tansiyon bozukluğu ve c) Trombosit azlığına (trombopeni) bağlıdır. Kansızlığa (alvuyar azlığı) bağlı belirtiler halsizlik, solukluk, çabuk yorulma, çarpıntı, sık soluma, yorgunlukla gelen nefes darlığı gibi belirtiler lösemi belirtileridir. Akyuvarların kemik iliğinde yeterince üretilememesi sonucu vücudun mikroplara karşı direnci ileri derecede bozulur ve bunun sonucu olarak da lösemili hastalarda sık sık yinelenen inatçı enfeksiyonlar ortaya çıkar. Hastalar bu enfeksiyonlar sırasında ölebilirler.Trombositlerdeki azalmalar sonucu hastaların kanama eğilimleleri artar. Sindirim kanalı, diş etleri, böbrekler deri, merkezi sinir sistemi, retina gibi birçok organlarda kanamalar olabilir. Akut lenfoblastik lösemilerde dalak, karaciğer ve lenf bezleri büyümelerine sıklıkla rastlanmaktadır. Öteki lösemilerde bu değişikliklere daha az rastlanır. Lösemili hastalarda kemik ağrıları, ateş ve sinir sisteminin etkilenmesi sonucu felçler gelişebilmektedir. Hastalığın sonlarına doğru iştahsızlık, kilo kaybı, halsizlik, kaslarda zayıflama gibi ilerlemiş kanserlere ait genel bulgular ortaya çıkabilmektedir.
Tedavisi.
Akut lenfoblastik lösemilerde çeşitli tedavi programları uygulanmaktadır. En önemlisi kısaca VAMP adı verilen tedavi programında Vinkristin, Ametopterin, 6- Merkaptopürin ve Prednizon adlı dört ilaç belirli bir program içinde kullanılmaktadır. Vinkristin haftada bir kez damar içine yapılır. Ametoplerin dört günde bir kez damar içine yapılır. 6- Merkaptopürin ve Prednizon her gün ağızdan alınır. Bu tedavi, hastanın kan tablosu düzelene kadar sürdürülür. Kan tablosu düzeldikten sonra, aynı tedavi birer hafta aralıklarla onar günlük altı programla sürdürülür. Tedavi sırasında haftada iki kez hastanın kanı sayılır. Eğer akyuvarların blast denilen genç biçimleri kan dolaşımında yok edilirse, tedavi kesilir. Bu durumda hasta remisyona girmiş demektir. Remisyon geçici bir süre için iyileşmedir. Çok az olaylarda yaşam boyu süren remisyonlar görülebilir, yani tam iyileşme olur. Akut mieloblaştik lösemilerde değişik bir tedavi programı uygulanmaktadır. Önce bir iyileştirme hücum tedavisi uygulanır. Bu tedavi beşer günlük programlarla aralardaki beşer günlük dinlenmeleri içerir, ilk gün Donomisin adlı ilaç damar içine verilir. Sitozin arabinozid beş gün boyunca her gün damar içine uygulanır. Daha sonra beş günlük bir tedavisiz dinlenme dönemine girilir. Sonra aynı tedavi yinelenir. Kan tablosu düzeldiğinde “iyileştirmeyi sağlamlaştırıcı tedavi” adı verilen ikinci bir programa başlanır. Bu programda, haftada bir kez ağız yoluyla Metotreksat ve her gün yine ağızdan 6-Merkopopürin verilir. Bir süre sonra “sürdürme tedavısi”ne başlanır. Bu tedavi ya sağlamlaştırıcı tedavinin aynı olarak ya da haftada bir kez BCG aşısı biçiminde uygulanır. BCG (verem) aşısı, vücudun bağışıklık sistemini kamçılayarak tedaviye katkıda bulunmaktadır. Lösemik hücreler bazen merkezi sinir sistemini de sararlar, Kana verilen ilaçlar merkezi sinir sistemine yeterince geçemediklerinden, buraya gizlenen lösemik hücreler ilacın etkisinden kurtulurlar. Bu gibi durumlarda omurilikten Metotreksal adı verilen ilaç uygulanır ya da ışın tedavisi yapılır. Lösemilerde yukarıda sayılan tedavilere ek olarak başka destekleyici tedaviler de uygulanmaktadır. Bu tedaviler hastanın kan tablosundaki bozuklukların dışarıdan verilen kanla kısmen düzeltilmesini de içermektedir. Hastadaki trombosit azlığını ya da kansızlığı, yoğunlaştırılmış trombosit yoğunlaştırılmış alyuvar ya da kan nakillerıyle düzeltme yoluna gidilir. Hastada gelişen enfeksiyonlara karşı etkili bir antibiyotik tedavisi uygulanır. Lösemiler günümüzde can alıcı hastalık olma özelliğini korumaktadırlar. Ancak uygulanacak olan etkin bir tedavi programı, hastaların yaşamını uzatmakta ve rahatlatmaktadır. Kimi hastalar tedaviyle tam olarak iyileştiklerine göre gelecek umut vericidir,
2. Kronik lösemiler: Lösemik hücrelerin akut lösemilere oranla olgun akyuvar hücrelerine doğru daha çok değiştiği kan kanseri tablolarına verilen addır. Bunlar kronik lenfositler lösemi ve kronik granülositer lösemidir. Kronik lösemilerde hastaların yaşam süreleri akut lösemilere oranla daha uzundur.
3. Kronik Granülositer Lösemi: Lösemik Özellik kazanan kan hücreleri, akyuvarların granülosit denilen hücreleridir. Kronik granülositer lösemi her yaşta ortaya çıkabilir. Ama 30-40 yaşları arasında daha sık görülür. Kronik granülositer lösemi hastalığı iki dönemde gelişimini tamamlar. Bunlardan birincisine kronik dönem, ikincisine de blastik dönem denir. Kronik dönemde lösemik hücreler olgun granülositlere doğru daha fazla değişirler. Oysa hastalığın ikinci dönemi olan blastik dönemde lösemik hücreler, daha çok genç blastik hücreler özelliğindedir.Kronik granülositer löseminin kronik döneminde oldukça değişen granülosit hücreler, anormal ve kontrolsüz bir biçimde çoğalırlar. Bu çoğalmayı gerek kanda gerekse kemik iliğinde görebiliriz. Hastaların yarısında, granülositlerin yanı sıra trombositlerin de aşırı ölçüde arttığı görülebilir. Ancak kemik ilğindeki bu anormal lösemik hücre artışı, alyuvarların yeterince gelişmelerine ve çoğalmalarına engel olur. Bunun sonucu olarak da hastalarda anemi gelişir. Lösemik özellikteki granülosit hücreleri yalnız kemik iliğini değil, aynı zamanda dalak ve karaciğeri de kaplayabilirler. Bu durum, hastalarda dalak ve karaciğer büyümesine neden olabilir.Hastalığın ikinci dönemi olan blastik dönemde lösemik hücreler, akut lösemide olduğu gibi genblastik hücrelerdir.Kronik granülositer löseminin belirtileri ve hastayı kaybettiren gelişmeleri, akut lösemilere benzer. Yani kemik iliğinin lösemik hücrelerin akımına uğraması sonucu ortaya çıkan anemi (alyuvar azlığı) anormal işlevli akyuvarların yeterince bağışıklık sağlamamaları sonucu gelişen infeksiyonlar ve trombosit azlığının neden olduğu belirti ve komplikasyonlardan oluşmaktadır. Kronik granülositer lösemili kimselerin % 90′nda filadelfia kromozomu denilen bir kromozoma rastlanır, Filadelfia kromozomu 22 numaralı kromozomun uzun kolundan bir parçanın kopmasıyla ortaya çıkar. Kopan parça 9 numaralı kromozoma yapışır. Filadelfia kromozomu granülosit, trombosit ve alyuvar hücrelerinin genç biçimlerinin hücre çekirdeklerinde bulunmaktadır. Filadelfia kromozomu taşımayan kronik granülositer lösemi olayları daha ağırdır.Kronik granülositer lösemi tedavisinde, Mileran (busülfan) adlı bir ilaçtan ya da dalak üzerine ışın tedavisinden yararlanılmaktadır. Bunlardan başka birtakım ilaç tedavisi programları da uygulanmaktadır.
4. Kronik Lenfositer Lösemi: Lösemik hücrelerin anormal ve aşırı bir biçimde çoğalmalarıyla kendini belli eden bir kan kanseri tipidir. İşlev olarak etkin olmayan ancak uzun süre yaşabilen lösemik hücreler farklılaşarak olgun hücre görünümü kazanırlar. Hastalık daha çok 30-60 yaş arasında ortaya çıkar.Hastalığın belirtileri yukarıda sözü edilen tipteki lösemik hücrelerin kemik iliğini, dalağı, karaciğer ve lenf bezlerini sarmasından kaynaklanırlar, Hastalarda dalak ve karaciğer büyüyebilir. Hastaların kanında lösemik özellikteki lenfositlerin varlığı saptanabilir. Hastalığın başlangıcında kandaki akyuvarların sayısında artış olabilir. Ancak ilerlemiş vakalarda anemi, trombosit azlığı (trombositopeni) ve akyuvar azlığı (lökopeni) saptanabilir. Kronik lenfositer löseminin belirtileri ve hastanın kaybedilme nedenleri, kemik iliğinin lösemik özellikteki lenfositlerle kaplanması sonucu ortaya çıkan anemi, lökopeni, irombositopeniden kaynaklanır.Hastalığın tedavisinde, klorambusil, kortizollü ilaçlar ve ışın tedavisinden yararlanılmaktadır.
Ansiklopedimizin içinde Google destekli arama yapın.
Sağlık Ana Sayfa Biyografiler Akademisyenler, Antropologlar (İnsanbilimciler), Arkeologlar Askerler > Besteciler Bilim Adamları Biyologlar Coğrafyacılar Dansçılar Denizciler Devlet Adamları - Politikacılar Dilbilimciler Din Adamları Diplomatlar Doğa Bilimciler Düşünürler Edebiyatçılar Eğitimciler Ekonomistler Felsefeciler Fizikçiler Fotoğrafçılar Gazeteciler Gezginler Gökbilimciler Gravürcüler Heykeltraşlar Hukukçular İktisatçılar İmparatorlar-Hükümdarlar İş Adamları İstatistikçiler Karikatürcüler Kaşifler Kimyagerler Koreograflar Mankenler Matematikçiler Mimarlar Minyatürcüler Mucitler Mühendisler Müzisyenler Oryantalistler Osmanlı Padişahları Pilotlar Psikologlar Ressamlar Şairler Sanatçılar Sanatkarlar Sendikacılar Seramik Sanatçıları Sinemacılar ve Tiyatrocular Sosyologlar (Toplumbilimciler) Sporcular Araba Yarışçıları Futbolcular Tarihçiler Tıpçılar Veterinerler Yazarlar Yöneticiler Yönetmenler
Toplum ve Yaşam Toplum Millet Aile Antropoloji Hayvanlar Sosyoloji Cinsellik Ev Evlilik Felsefe Aşk Biyografiler
Bilim ve Teknoloji Bilim Bilgisayar Bilim Kurgu Matematik Aritmetik Arkeoloji Biyoloji Bilim Adamları Bilişim Ekonomi Fizik Yıldızlar Astronomi Uzay Arkeoloji Jeoloji Nükleer Enerji Kimya Zooloji Mantık Pedagoji Enerji Elektronik Elektrik Telekomunikasyon Teleskop Ses Tıp Tarım
Kültür Kültür Dil Tarih Edebiyat Eğitim Felsefe Adet Müze Müzik Mitoloji Basın Spor Sinema Tiyatro Coğrafya İklim İlçeler İller Biyocoğrafya
Din ilahiyat Allah Musevilik Hristiyanlık Kuran-ı Kerim Mitoloji
