KURŞUN

KURŞUN, mavimsi beyaz renkte yumuşak element. Simgesi Pb, atom numarası: 82, atom ağrrlığı 20-27, yoğunluğu 11.3, erime derecesi 3270C.Yumuşak ve ağır bir maden olan kurşunun çok düşük bir kaynama noktası vardır. Bu nedenle bir bekin üzerinde kolayca erit ilebilir. Yumuşaklığı ve esnekliğiyle çok iyi işlenebilen kurşunun az dayanıklı olması nedeniyle, birçok kullanım türü için başka madenlerle alaşım olarak kullanılması gerekir. Gümüşsü bir görünümü olan yeni işlenmiş maden, havanın oksijeniyle temas edince hemen değişmez. Gri bir oksit tabakasıyla kaplanarak aşınmaya karşı son derece dayanıklı bir durum alır. Ancak, sülfirikasit gibi başka maddelerle temasında da koruyucu bir tabaka oluşturan kurşun aşınmaya karşı korunmuş olur. İnsan vücudunda yüksek oranda biriken kurşun, kan ve sinir sistemleri üzerinde zehirleyici etki yapar. Günümüzdeki filizlerinin oluşumunda kurşunun en büyük bölümü, kurşunsüffür (PbS) olarak kristalleşip ayrılmıştır. Galen adı verilen bu birincil filiz, aşınma ve kimyasal çözülmelere karşı oldukça dayanıklıdır. Bu yüzden bu mineral korunarak geniş ölçüde günümüze dek gelmiştir. Ancak filiz tabakasının uzun süre yer yüzeyinin çok yakınında kafması gibi bazı durumlarda yoğun sülfat ya da karbonat içerikli suyun etkisi altında, ikincil filizleri olan Anglesit (PbSO4) ve Serüsit (PbCO3) oluşmuştur. Bununla birlikte, ikincil filizlerin, çıkarılan toplam kurşun filizinin içindeki payı yalnızca % 5′tir. En büyük kurşun filizi yatakları yanardağ etkinlikleri sırasında oluşmuştur. Bunlar özellikle hidrotermal yataklardır ve kalkerli kütlelerin damarlarında oluşmuşlardır. Bu oluşum sırasında kimi zaman bazı mineraller (örn. kalsit ve dofomit) yerlerinden ayrılırlar. Galen, çoğunlukla çinko blendi (doğal çinko-sülfür), bakirli pirit ve başka minerallerle bir arada bulunur. Bunların yanı sıra, küçük ölçüde gümüş, demir, altın, antimon ya da arsenik de içerir. Son üç elementin üretiminin en büyük bölümü, kurşun madeni ocaklarından sağlanır. Gümüş çoğunlukla çok yüksek olmayan miktarda çıkarsa da, kirlenmiş denilen bu gümüşün değeri, çoğu zaman, çıkarılan kurşunun değerinden daha yüksektir. Kurşun madeni ocağının en önemli yan ürünüyse çinkodur. Ekonomik verimlilikten % 3 oranında kurşun içeren bir filizden kurşunla birlikte yeterli ölçüde başka değerli madenlerin çıkması durumunda söz edilebilir. Çoğunlukla % 10 oranında kurşun içeriği görülmesine karştlık, en zengin kurşun filizi yataklarıysa % 25 iie % 30 arasmda kurşun içerirler (örneğin, Kuzey Birma’da Bawdwin maden ocağı). Eyfel’deki Mechernich maden ocağı, bu yönde bir kuraldışılık oluşturur. Değerli madenleri içermemesine ve kursun içeriğinin % 1.3 olmasına karşın, burada Romalılar zamanından 1957′ye değin kurşun çıkarılmıştır. Ekonomik verimi en yüksek kurşun yatakları ABD’de (25.8 milyon ton), Avustralya’da (17 milyon ton), Sovyetler Birliği’nde (16.3 milyon ton) ve Kanada’dadır (11.7 milyon ton). Kurşun filizini çıkartma teknikleri, yatakların biçimsel farklılığına (uzunlamasına, düzensiz, küresel ve tabaka biçiminde), yatakların derinliğine (yer yüzeyinin hemen altında ya da birkaç kilometre derinlikte) ve filiztabakasının eğim açısına göre değişen çeşitlilikler gösterir. Kurşun filizi, hemen hemen her yerde yeraltından çıkarılır. Açık maden ocakları, bir yandan yatakların biçimi yüzünden, öte yandan da bunların genelde oldukça derinde bulunması yüzünden verimli olamazlar. Kanada’daki Kidd Creek Mine gibi bazı büyük maden ocakları kuraldışıdır, Filiz tabakalarının derinde olmaması nede: niyle açık olarak işlenebilir. Filiz tabakalarının büyük bölümü yeraltı dehlizlerinde patlayıcı maddeler kullanımıyla parçalanırlar. Bunların taşınması öncelikle dev buldozerlerle ve sonra taşıma bantlanyla ya da dekovillerle gerçekleştirilir. Dikey kuyulara getirilen filiz buradan yukarı çekilir. En çok kurşun filizi çıkaran ülkeler (1980) SSCB (5490.100 ton), ABD (563.552 ton), Avustralya (397.898 ton) ve Kanada’dır (296.654 ton). Öğütülen filiz parçaları daha sonra filiz süzdürme (flotasyon) işlemiyle zenginleştirilerek geriye kalan kütlelerden (örn. demir bileşiklerinin çoğundan ve çinko minerallerinin bir bölümünden) ayrılır. Yoğunlaştırılmış filiz, bu işlemden sonra % 45-% 60 oranında kurşun içerir. Bunu minerallerin içerdikleri kükürtten arındırılması işlemi izler (sülfürikasit (H2SO4) üretimi için toplanan SO2). Bu işlem sırasında madensülfür-leri maden oksitlerine dönüştürülür. Kavurma adı verilen bu süreçte, küçük filiz parçaları kum, kireç, kok ve başka maddelerden oluşturulan bir karışımla büyük, katı cüruf parçaları durumuna gelene değin pişirilir. Bunların yüksek fırına atılmasıyla, maden eritilir. Kurşun madeni bu evrede, kurşun, çinko, gümüş ve bazı durumlarda bakır, altın, antimon ve başka elementlerden oluşan bir karışım durumundadır. Değersiz arlıkların çoğuyla birlikte, şimdi artık geriye kalan çinko ve olası bakır, sıvı maden kütlesinden aytnlabilir. Bunlar, yavaş soğumalsırasındaen üst tabakada toplanmışlardır. Bunu. izleyen temizleme işlemiyle, diğer önemli madenler de (örneğin, gümüş) kurşundan ayrılır. Temizlenmiş kurşunun anlığı şimdi % 99.85′e ulaşmıştır. Kavurma ve eritme sırasında havaya geniş Ölçüde kükürt ve kurşun karıştığından, uzun süreden bu yana değişik teknikler denenmektedir. Bunlardan biri galeni demirsülfürle (katıdan) çözünleme yöntemidir. Bunun ardından kurşun elektrolizle ayrılır. 1980′de dünyadaki toplam kurşun tüketiminin % 37’si kullanılmış maddelerden yeniden kazanılan kurşuna dayanıyordu. Bunlar çoğunlukla eski otomobil aküleri, kablolar, kurşun borular ve çatı kaplama malzemeleridir. 1976′da ABD’de çıkarılan ikincil kurşunun, arı kurşun toplam üretimine olan oranı yaklaşık % 49′dur. Ancak burada da ortalama tüketim değeri % 37 dolayındadır.Kurşun bilinen en eski madenlerden biridir. Bir süre önce gerçekleştirilen bir arkeolojik araştırma, kurşunun, bakırdan önce, filizi eriterek çıkarılan ilk maden olduğunu göstermektedir. İrak, iran ve Mısır’ın çeşitli bölgelerinde İö 6.-5. bin yıldan kalma kurşun eşyalar çıkartılmıştır. Türkiye’de de Çatal Höyük’te iö 6.500 civarından kalma kurşun boncuklar bulunmuştur. Firavunlar dönemi Mısır’da kurşun, başka maddelerin yanında, çanak-çömleklerin sırlanmasında, lehimde ve süs eşyalarının yapımında kullanılmıştır. Çinliler İÖ 2 000′den başlayarak, gümüşe geçene değin, paralarında kurşunu kullanmışlardır. Yönetim o zamanlar, sahte para basımını önlemek için, her tür kurşun çıkarımını yasaklamıştır. Gerçekten de kurşun. 20. yy’a değin kalpazanların en önemli malzemesi olagelmiştir. Kurşunun tarihte bilinen en tanınmış kullanımı, Romalıların su tesisatı sisteminde görülür. Bu sistem için 15 değişik büyüklükte ve her biri 3 m boyunda kurşun borular yapılmıştır, italya’da ve ingiltere’deki kazılarda, bu boruların .çoğunun hâlâ yıpranmamış olduğu görülmektedir. Eski zamanlardan bu yana, kurşun savaş yöntemlerinin tümünde kullanılmıştır. Mancınıklar ve sapanlar için dökülmüş kurşun gülleler, kurşun mermilerin Öncüleridir. Bir kaleyi almak isteyenlerin üzerine kızgın yağ vb’nin yanı sarı, kaynar kurşun döküldüğü de bilinmektedir. Bu madenin kullanımı, ortaçağda özellikle mimarlık alanında artmıştır. Madenin üzerindeki oksit tabakasının dayanaklılığı nedeniyle, 15.-16. yy’lardan kalma yapıların büyük bölümü kurşun damarlarının ilk yapısını günümüze değin korumuşlardır.Kurşun günümüzde bile ev yapımında kullanılmasına karşılık, damlarda ve su tesisatında kullanılması azalmıştır. Buna karşın gürültü yalıtımında kurşun levhalar ve titreşimlerin azaltılmasında kurşun bloklar geniş ölçüde kullanım alanı bulmaktadırlar. Günümüzde kurşun borular sanayide önemini korumakta ve yiygen (koroziî) maddelerin (örneğin sülfürikasit ve hidroflorikasit) taşınmasında kullanılmaktadır. Kurşunun en büyük kullanım alanı akü yapımıdır. 1978′de dünya kurşun üretiminin % 46’sı bu amaçla tüketilmiştir. Aynı yıl, vuruntu kesici yakıt ilavesinin işlenmesinde kurşun üretiminin % 9′u, kabloların koruyucu kaplamasında % 6’sı, levhalar ve borular için %6’sı, cephane için % 4′ü, boyalar (Örneğin, sülüğen) ve çeşitli kimyasal maddeler içinse % 12’si tüketilmiştir.’Bilinen öteki kullanım alanları şunlardır: Lehim yapımı (% 30-% 90 oranında kalay içeren), matbaa harfleri ve radyoaktif vb. ışınlardan korunma araçları (örneğin, nükleer reaktörlerde, ve röntgen gereçlerinde). Kurşun, insan ve hayvan yapısı için son derece zehirli bir madde olmasına karşın, atmosferdeki yoğunluğu günden güne artmaktadır. Bunun en önemli nedeni özellikle otomobillerdir. Egzoz gazlarıyla kurşun tetraetilen biçiminede büyük ölçüde kurşun havaya karışmaktadır. Yalnız Federal Almanya’da bu miktar yılda 1.300 tona yaklaşmaktadır. ABD’de 1970′li yılların, ortalarında kurşunsuz benzine geçiş başlamıştır. Avrupa ülkeleri de benzinin kurşun içeriğini düşürmüşler ancak dünya çapında düşünüldüğünde sağlanan başarı o denli büyük olmamıştır. Zehirliliği, ağırlığı ve fiyatı göz önünde tutularak, çeşitli kullanım alanlarında kurşunun yerini tutacak maddeler bulunmuştur. Böylelikle, iç ve çoğu zaman dış badana boyalarında kullanılan kurşun bileşikleri giderek yerini tutan ve çinko bileşiklerine bırakmaktadır. Ancak hâlâ paslanma ve aşınmaya karşı yeğlenen sülüğenin yeri doldurulamamıştır. Çatı kaplama malzemesi olarak kurşun yerine çinko ya da eternit kullanılmaktadır. Borularda ve tesisatlardaysa, bakır, çelik, PVC, polietilen ve amyantlı çimento yeğlenmektedir. Yenimli ortamda, günümüzde daha çok paslanmaz çelik, titan, plastik ya da çimento kullanılmaktadır. Benzendeki kurşuntetraetilen için iyi bir seçenek henüz bulunamamamıştır. Bir manganez bileşiğiyle deneyler sürdürülmekteyse de, egzoz gazlarını karbonmonoksıtten ve nitroje oksitlerinden temizleyecek olan (özellikle palladyum ve platin) ayrıştıncılar üzerinde tıpkı kurşunda olduğu gibi, zehirli bir etki yapması nedeniyle henüz bir sonuca varamamıştır. Savaş cephanesi olarak kurşunun yerini hemen hemen tümüyle demir ve çetik almıştır. Kurşunlu akümülatör gelecekte yerini lityum-kükürt ya da çinko-klor akülerine bırakacaktır.

Ansiklopedimizin içinde Google destekli arama yapın.

Sağlık Ana Sayfa Biyografiler Akademisyenler, Antropologlar (İnsanbilimciler), Arkeologlar Askerler > Besteciler Bilim Adamları Biyologlar Coğrafyacılar Dansçılar Denizciler Devlet Adamları - Politikacılar Dilbilimciler Din Adamları Diplomatlar Doğa Bilimciler Düşünürler Edebiyatçılar Eğitimciler Ekonomistler Felsefeciler Fizikçiler Fotoğrafçılar Gazeteciler Gezginler Gökbilimciler Gravürcüler Heykeltraşlar Hukukçular İktisatçılar İmparatorlar-Hükümdarlar İş Adamları İstatistikçiler Karikatürcüler Kaşifler Kimyagerler Koreograflar Mankenler Matematikçiler Mimarlar Minyatürcüler Mucitler Mühendisler Müzisyenler Oryantalistler Osmanlı Padişahları Pilotlar Psikologlar Ressamlar Şairler Sanatçılar Sanatkarlar Sendikacılar Seramik Sanatçıları Sinemacılar ve Tiyatrocular Sosyologlar (Toplumbilimciler) Sporcular Araba Yarışçıları Futbolcular Tarihçiler Tıpçılar Veterinerler Yazarlar Yöneticiler Yönetmenler

Toplum ve Yaşam Toplum Millet Aile Antropoloji Hayvanlar Sosyoloji Cinsellik Ev Evlilik Felsefe Aşk Biyografiler

Bilim ve Teknoloji Bilim Bilgisayar Bilim Kurgu Matematik Aritmetik Arkeoloji Biyoloji Bilim Adamları Bilişim Ekonomi Fizik Yıldızlar Astronomi Uzay Arkeoloji Jeoloji Nükleer Enerji Kimya Zooloji Mantık Pedagoji Enerji Elektronik Elektrik Telekomunikasyon Teleskop Ses Tıp Tarım

Kültür Kültür Dil Tarih Edebiyat Eğitim Felsefe Adet Müze Müzik Mitoloji Basın Spor Sinema Tiyatro Coğrafya İklim İlçeler İller Biyocoğrafya

Din ilahiyat Allah Musevilik Hristiyanlık Kuran-ı Kerim Mitoloji

Aşk Mesajları Özlü Sözler Atatürkün Hayatı Yemek Tarifleri Kadınlar Sağlık Sağlık Bilgileri Teknoloji kadın Eğitim Sağlık Bilgileri Pasta Tarifleri Kpss Soruları Bayram Mesajları

site ekle