Archive for the ‘Kurtuluş Savaşı’ Category

İzmir’in işgali

Friday, November 7th, 2008

İzmir’in Yunanlar tarafından işgali (15 Mayıs 1919) :

Yunan Başbakan Venizelos, İzmir’de ve çevresinde Rum halkın çoğunlukta olduğu görüşünü ileri sürdü. İngiltere’nin, İzmir etrafındaki Hıristiyanların yaşamlarının tehlikede olduğu itirazları etkili oldu, Amerika ve Fransa, İngiltere’nin bu teklifini kabul etti ve 10 Mayıs 1919 tarihinde İzmir’in Yunanlar tarafından işgalini kararlaştırdılar.

Bu işgalin 7. madde gereğince yapılan öbür işgallerden farkı yurt edinme amacı taşıması ve işgalin kalıcı olduğunun bilinmesi, bunun yanında çok fazla Türk’ün ölümüne sebep olması, İstanbul hükümetinin bu duruma seyirci kalması halkı ayaklandırmıştır. İzmir’in işgal edilmesi milli bilincin oluşmasında oldukça etkili olmuş ve Anadolu’nun batısında silahlı direnişin başlamasını sağlamıştır.

Mustafa Kemal’in Samsun’a Çıkışı

Friday, November 7th, 2008

Mustafa Kemal Atatürk Nutuk‘ta o günlerde vatanın genel durum ve görünüşünü belirttikten sonra
kendi görüşünü, İngiliz himayesi, Amerikan mandası ve bölgesel kurtuluş düşüncelerine karşı çıkarak “ ya
istiklal ya ölüm” cümlesiyle açıklamaktadır. Mustafa Kemal Atatürk’e göre; “Ya tam bağımsız olmalıyız ya da yok olup gitmeliyiz. Türk milleti bir devletin esareti altında olmaktansa yok olsun daha iyidir.” Benzer bir konu Atatürkün Hayatı

Manda ve Himaye

Friday, November 7th, 2008

Manda (güdüm): Birinci Dünya Savaşı’ndan galip çıkan ülkelerin, Wilson Prensipleri sebebiyle resmi olarak kendi topraklarına katamadıkları ülke ve bölgeleri, “kendi kendilerini yönetemeyecekleri” bahanesiyle Milletler Cemiyeti adına paylaşıp koruma altında tutma gerekçesiyle, sömürgecilik ilkesine dayalı olarak oluşturdukları yönetim biçimidir. Aslında sömürgeden hiçbir farkı yoktur; sadece kılık değiştirmiş halidir.

Müdafaa-i Hukuk Cemiyetleri

Friday, November 7th, 2008

İtilaf güçlerinin işgalleri, Rum ve Ermeni asıllı azınlık halklarını da harekete geçirdi. İtilaf Devletleri yaptıkları işgallerini Mondros mütareke yedinci maddesine dayandırırken, Rumlar ve Ermeniler de Wilson Prensipleri’ni kendilerine dayanak olarak gördüler. (Wilson Prensipleri Maddesi: Osmanlı egemenliğinde bulunan tüm uluslara egemenlik hakkı tanınmalıdır.) Rumlar; İzmir ve çevresi, Trakya ve İstanbul ile Doğu Karadeniz bölgelerinde, buraların Yunanistan’a katılması ya da yeni Rum devletleri kurulması için mücadeleye giriştiler. Ermeni cemiyetleri ise Doğu Anadolu’da bir Ermenistan kurmayı hedefliyordu. Anadolu halkı, bir taraftan İstanbul Hükümeti’nin işgallere engel olmaması sebebiyle bir taraftan da azınlıkların mücadelelerine karşı örgütlenme gereği gördü. Bu durum Müdafaa-i Hukuk hareketinin ortaya çıkmasını sağladı. Müdafaa-i Hukuk Cemiyetleri, yapılan işgallerin haksız yere olduğunu ve Türklerin bu durumda haklı olduklarını, basın ve propaganda aracılığıyla tüm dünyaya duyurmayı hedeflemişlerdir. Özellikle saltanat ve hilafet yanlıları Türklerin oluşturduğu, manda ve himaye düşüncesini benimseyen cemiyetler, milli varlığa ve kurtuluş hareketine büyük zarar vermişlerdir.

Osmanlı Topraklarının İşgale Uğraması

Friday, November 7th, 2008

İtilaf Devletleri, Mondros ateşkesinin maddelerinin yürürlüğe girmesinden itibaren Osmanlı topraklarını işgale koyuldular. Mondros’ta “ateşkes sınırı” koymayan İngilizler, bu durumdan faydalanarak ilk önce Musul’a, hemen ardından İskenderun’a girdiler. Bu işgallerden sonra olan işgaller de birbirini izledi. İngilizler ve Fransızlar, 1918 yılında Mondros ateşkesinde denetim altına alınacağı açık bir biçimde yazılan İstanbul Boğazını işgal etti. Anadolu’da milli mücadelenin başladığı 1919’a kadar İngiliz, Fransız, İtalyan ve Yunan askerleri Anadolu’yu işgal etmeye devam ettiler.