Archive for the ‘Ahlak’ Category

Dinimiz Kendimizi Geliştiren İnsan Olmamızı ister

Monday, November 10th, 2008

Dinimiz Kendimizi Geliştiren İnsan Olmamızı ister

insanlar yaşamları boyunca sürekli kendilerini yenilemek durumundadır. Aksi durumda yeni koşullara uyum sağlayamaz, çağın gerisinde kalır, bağnaz ve tutucu bir insan olur. insanların kendilerini geliştirmelerinde eğitimin önemli bir yeri vardır. Küçük yaşlardan itibaren başlayan düzenli ve sürekli eğitim sayesinde insan çağın gereklerine ayak uydurabilir.
a. Allah öfkemizi yenmemizi ister: insan bazı durumlarda kendini denetleyemeyebilir. Hoş olmayan davranışlar karşısında öfke duyar. Öfke anında da istenmeyen ve sonu çok daha kötü biten davranışlar sergileyebilir. Bu nedenle Allah öfke anında kendimize hakim olmamızı istemektedir. Yapılan hata küçük ve önemsizse affetmemizin daha iyi olacağını belirtir.

b. Allah hatasından dönmek isteyenlere doğruyu gösterir: insan bilerek ya da bilmeyerek hata yapabilir. Önemli olan insanın hatasını anladıktan hemen sonra hatasından dönmesi, mümkünse yararlı bir davranışa yönelmesidir. Hatayı bilerek sürdürmek ve bu konuda ısrarcı olmak dinimizce hoş görülmemiş ve yasaklanmıştır. Hatasında ısrarcı olmayan insanlar için Allah tövbe kapısının her zaman açık olduğunu bildirmiştir.

c. Davranışlarımızda doğru bilgiye dayanmalıyız: insan her zaman eleştirici olmalıdır. Edindiği bilgilerin doğru olup olmadığını, davranışlarının ne kadar doğru olduğunu araştırmalı ve ona göre davranmalıdır. Doğruluk yalnızca söz için değil davranışlar için de geçerlidir. Örneğin birinin söylediklerine bakarak bir arkadaşımızla ilişkilerimizi bozmak bazan çok yanlış olabilir. Çünkü edindiğimiz bilgi yanlış veya eksik olabilir.

d. Görgü kurallarına uymak: Toplu halde yaşayan insanların uyması gereken kurallardan bazılarına görgü kuralları denir. Özellikle misafirlikte, sofrada, yolculukta, kılık kıyafette, konuşmalarda görgü kurallarına uymak çok önemlidir. Bu kurallara uymayan kişiler toplum tarafından dışlanır. Dinimizde bu kurallara uymanın toplumun yararına olduğu belirtilmiştir.

e. Savurganlıktan kaçınmak: insanın sahip olduğu maddi ve manevi imkanlarını gereksiz yere harcaması, gelişigüzel saçıp savurmasına savurganlık denir. Paramızı gereksiz işlere harcamak, zamanımızı boşa geçirmek savurganlıktır. Bunlar hem kendimize, hem ailemize, hem de çevremize zarar verir. Yüce Allah cömertliği, başkalarına yardımı tavsiye etmekle birlikte savurganlığı da yasaklamıştır, israfın haram olduğu, birçok ayet ve hadiste belirtilmiştir.

Güvenilir Bir İnsan Olmak

Monday, November 10th, 2008

Güvenilir Bir İnsan Olmak

islam dini Müslümanların herkesin güven duyduğu birer insan olmalarını ister. Bu nedenle yalan söylemeyi, hile yapmayı, emanete ihanet etmeyi kesinlikle yasaklamıştır. Bu kurallara uyan toplumlarda insanlar arasında huzur ve barış olur. insanlar birbirlerine güvenir ve saygı duyar. Dinimize göre güvenilir birer insan olmak için öncelikle şu hususlara dikkat etmemiz gerekir:

a. Üzerimize düşen görevleri yapmak: insanların içinde yaşadıkları topluma, aileye, iş çevresine karşı yerine getirmesi gereken bazı sorumluluklar vardır. Toplumun ve kendimizin mutluluğu için bu sorumluluklarımızı yerine getirmeliyiz. içinde yaşadığımız toplum ilişkilerini düzenleyen kurallara uymalı, aile içinde üzerimize düşen görevleri yapmalı, iş ve meslek yaşantımızda görevlerimizi en iyi şekilde yerine getirmeliyiz. Bu sorumlulukları yapmamız toplum içindeki güvenilirliğimizi ve saygınlığımızı artırır. Aksi durumda güvenilmez birer insan durumuna düşeriz. Kendimizin ve toplumun mutluluğunun bozulmasına yol açabiliriz.

b. Verdiğimiz sözde durmak: insanlar toplum halinde yaşarlar. Birbirleri ile olan ilişkilerinde karşılıklı güven duygusu çok önemlidir. Birçok ilişkimizi ve alışverişimizi güven duygusuna dayalı olarak yaparız.

Bunun için en temel koşullardan biri verdiğimiz sözde durmaktır. Verilen sözü yerine getirme ya da antlaşmaya sadık kalmaya vefa denir.

Sözümüzde durmak bize duyulan güveni artırır. Aksi durumda güvenilmez bir insan durumuna düşerek saygınlığımızı da yitirebiliriz. Bu nedenle arkadaşlık, dostluk, alışveriş gibi ilişkilerimizde verdiğimiz sözde durmalıyız.

c. Emanete ihanet etmemek: Emanet bir kimsenin kendisine bırakılan bir şeyi gerektiğinde aynen sahibine teslim etmesidir. Bu bir söz, eşya, kimse ya da benzeri bir şey olabilir. Emanet peygamberlerin de temel sıfatıdır. Peygamber Efendimiz islamiyet’ten önce bu konuda herkesin güvenini kazanmış, bu nedenle kendisine “El Emin” denmiştir. Emanete sahip çıkmak ve gerektiğinde onu sahibine geri vermek toplumda insanların birbirlerine olan güvenini artıran en önemli davranışlardan biridir.

d. Kötülüğe yaklaşmamak: istenilen ve beğenilen nitelikte olmayan, insanlar için zararlı, tehlikeli, kaygı ve korku veren şeylere kötü denir. Adam öldür-

> mek, yalan söylemek, içki içmek, kumar oynamak N gibi davranışlar kötü davranışlara örnektir. Dinimiz bu davranışları kesinlikle yasaklamış ve bunların büyük günahlar olduğunu belirtmiştir. Kötülüğün sembolü şeytandır. Allah, şeytana yaklaşmayı kesinlikle yasaklamıştır.

e. Hiçbir konuda doğruluktan ayrılmamak: Doğruluk dinimizin temel kurallarından biridir. Sözümüzde, düşüncelerimizde ve yaptığımız işlerde doğruluktan ayrılmamalıyız. Doğruluk, güvenilir olmanın temel koşuludur. Sözlerinde ve işlerinde doğru davranmayan insanlar toplum tarafından sevilmez ve insanlar bu tip kişilere güvenmez. Dinimiz doğruluğun zıddı olan yalancılığı şiddetle yasaklamış ve özellikle yalan yere yemin etmeyi en büyük günahlardan biri saymıştır.

f. Hiç kimsenin arkasından konuşmamak: Bir

kimsenin arkasından onun hoşuna gitmeyecek şekilde konuşmak dinimizde kesinlikle yasaklanmıştır. Arkasından konuşulan gerçek ise bu gıybet olur, yanlış bir söz ise hem gıybet hem de iftira olur ki bu durum en büyük günahlardan biri olarak kabul edilmiştir.
g. Kıskançlık, yalan ve iftiradan kaçınmak:

Kıskançlık; başkalarının kişisel özelliklerini ve sahip olduğu şeyleri çekememek onların yok olmasını istemektir. Bu durum dinimizde yasaklanmıştır. Kıskanç olmak yerine daha çok çalışma ve gayret etme tavsiye edilmiştir.

Yalan; asılsız ve gerçeğe uymayan ve kandırmak için söylenen sözdür. Yalan söylemek dinimizde kesinlikle yasaklanmıştır. Yalan söyleyen kişi toplumda sevilmez, sözlerine güvenilmez, herkes tarafından aşağılanır. Yalancılık insanların birbirlerine olan güvenini azaltır. Bazı insanların arasının açılmasına, kin ve düşmanlıkların artmasına neden olur. Olmamış bir şeyden dolayı hiç istenmeyen olaylar çıkabilir.

İftira; bir insanı yapmadığı bir şeyle suçlamak ve onu kendisinde bulunmayan bir sıfatla nitelendirmektir. Bir insana iftira etmek ona Allah tarafından verilen haysiyet ve şerefi lekelemek demektir. Dola- > yısıyla Allah’a karşı gelmektir. Allah iftirayı şiddetle N yasaklamış, özellikle yalan yere yemin etmeyi en büyük günahlardan saymıştır, iftira etmek insanların birbirlerine olan güven, saygı ve hoşgörünün azalmasına yol açar. Toplumda huzur ve güven azalır, birlik, beraberlik ve dayanışma bozulur.

h. Başkalarını hor görmemek: insanlara karşı hoşgörülü olmaya onlara tepeden bakmamaya tevazu denir. Tevazu Allah’ın insanlarda olmasını istediği temel vasıflardan biridir. Kendini beğenmiş, kibirli insanlar Allah tarafından sevilmediği gibi toplum tarafından da sevilmez.

Dinimiz Güzel Ahlâklı Olmamıza Nasıl Katkıda Bulunur

Monday, November 10th, 2008

Dinimiz Güzel Ahlâklı Olmamıza Nasıl Katkıda Bulunur

Dinimiz yalan söylemek, hile yapmak, başkalarının haklarını ihlal etmek, başkalarının ardından konuşmak gibi kötü davranışları yasaklarken yardımseverlik, iyilik, çalışkanlık, doğruluk, temizlik gibi iyi davranışları teşvik etmektedir. Dolayısıyla dinimizin kurallarına uyan bir kimse toplumda saygın bir yer kazanmakta ve iyi ahlaklı olarak nitelendirilmektedir.

Peygamberimizin, “Ben güzel ahlâkı tamamlamak için gönderildim.” sözü islam dininin güzel ahlaklı olmayı gerektirdiğini açıkça göstermektedir.

Dindar Olmak Güzel Ahlâklı Olmayı Gerektirir

Monday, November 10th, 2008

Dindar Olmak Güzel Ahlâklı Olmayı Gerektirir

Ahlâk bir insanda bulunması gereken iyi huy ve davranışlardır. Bütün dinler insanları iyiliğe yönlendirip kötülüklerden uzaklaştırmayı hedefler.

Dinimiz insanların çalışkan, alçak gönüllü, yardımsever, başkalarının haklarına saygılı olmalarını öğütlemiştir. Dinimize göre insanlar, öfke, bencillik, hırs gibi kötü duygulardan uzak durmalıdır. Bütün bunlar dinimizin güzel ahlâklı insanlar olmamızı istediğini göstermektedir.