Atom ya da atom gruplarının elektron almaları ya da vermeleri sonucunda oluşan tanecik, iyon terimi bir atom, bir atom kümesi, bir molekül ya da bir molekül kümesi için kullanılır. Basit iyonlar yalnızca atomları içerir. Her atom çevresinde negatif yüklü elektronlar bulunan bir çekirdek içerir. Çekirdekte iki çeşit tanecik bulunur: pozitif yüklü protonlar ve yüksüz nötronlar. Bir atomun çekirdeğindeki proton sayısı elektron sayısına eşit olduğundan atom yüksüzdür. Basit iyon bir ya da daha fazla elektron kazanmış ya da kaybetmiş atomdan oluşur, iyonların sembolleriyle atomların sembolleri aynıdır, iyonları atomlardan ayırt etmek için element sembollerine kazanılan ya da yitirilen elektron sayısı kadar ya da eklenir. Örneğin 1 elektron yitirerek iyon haline gelen sodyum (Na), Na + biçiminde gösterilir. 2 e yitiren Mg atomuyla Mg +(ya da Mg olarak ifade edilir.Kararlı bir halde bulunabilen iyonlar nötr atom özelliklerinden farklılıklar gösterirler. Zıt elektrik yüklerine sahip iyonlar birleşerek iyonik bileşikleri oluştururlar. Basit iyonların oluşumları Lımus Pauling adlı ÂBD’Iİ bilim adamınca geliştirilen temel elektronegati-vite kavramıyla açıklanır. Elektronegatif olarak adlandırılan bir atom negatif iyon (anyon) haline geçme eğilimi gösterir. Buna karşılık elektropozitif olarak adlandırılan atomlar kolayca pozitif iyon (katyon) haline geçerler. Periyodik tablonun ilk iki kolundaki elementler (IA ve HA grupları) alkali metal ve toprak alkaii metal olarak adlandırılırlar. Bu elementler son derece elektropozitifdirler. 7 A grubu elementleri (halojenler) ise elektronegatif özellik gösterirler. Kompleks (karmaşık) iyonlar, basit iyonlardan farklı olarak, merkezi bir atom (genellikle metal) ve onu çevreleyen atom ve moleküllerden oluşur. Bunlara koordinans kümeleşmesi adı verilir. Örneğin 6 siyanür, molekülüyje çevrili demir iyonu [Fe (ÖN) 6}4 hegzakoordine kompleks adını alır. Kompleks oluştuğu andan başlayarak her bileşen bireyselliğini yitirir.iyonlar yapay yöntemlerle elde edilebilir. Örneğin bir metalin uygun bir biçimde seçilmiş bir ışıkla (genellikle ultraviyole) aydınlatılmasıyla ya da doğrudan ısıtılmaları sonucunda metal iyonları elde edilir. Bunlardan birincisi fotoelektronik etki, ikincisiyse termoelektronik etki olarak adlandırılır. Düşük basınçlı gaz içeren bir ortamda elektrik potansiyeli etkisi altında iyonlaşma elde edilir. Bu deney ilk kez Alman Eugen Goldstein’ce 1886′da gerçekleştirilmiştir. 50.000 voltluk bir potansiyel altında gerçekleştirilen deneyde katodun arkasında değişik bir ışın gözlenmiştir. Kanal ışınları adı verilen bu ışınlar, 1897′de Alman fizikç’ VVİlheirn VVİen’ce incelenmiş, ve pozitif iyonlardan oluştuğu anlaşılmıştır. Elektronlar ve alfa ışınları (2 proton ve 2 nötrondan oluşan helyum atom çekirdeği) çarptıkları maddeleri iyonlaştırır. Bu şekilde oluşan iyonlar çok kararsız kümeler oluşmasına neden olurlar. Bunlara bağımsız kök adı verilir. Örneğin insan vücudunun % 70′ini oluşturan su, bir radyasyon sırasında kısmen iyonlaşa bilir. Böylece oluşan (H2O)+ ve (H2O) iyonları anında bağımsız köklere bölünür. Çok kararsız olan bu maddeler insan vücuduna zararlı plan birtakım reaksiyonları başlatırlar. Örneğin oksijen bu tür maddelerce tutularak vücutta zehir etkisi gösteren oksijenli suyun oluşmasına neden olur. iyonları elde etmenin bir başka yolu da maddeleri su gibi çözücü maddeler içinde çözmektir. Bu tür çözücüler söz konusu maddenin moleküllerini iyonlar halinde ayrıştırma özelliğine sahiptirler. Örneğin klorhidrik gazın (Höl) suda çözünmesi sonucunda molekülleri öl ve H + iyonlarına ayrılırlar, öerçekte bir maddenin bir çözücü içinde tamamen çözünmesi az rastlanan bir olaydır; genellikle moleküllerin bir kSsmının iyoniaştığı görülür; öiekileriyse moleküler yapılarını korurlar, iyonlaşma olayı teknolojide birçok alanda kullanılmaktadır. Radyoaktivite ölçmeye yarayan Geiger Müller sayacı iyonlaşma odalarıyla aynı ilkeye dayanır, iyonlaşma odaları bir ışının geçmesiyle iyon hale gelen bir gaz içerir. Bu şekilde oluşan iyonlar yoğun bir elektrik alanında ivmelenerek yeni gaz moleküllerini iyonlaştırıriar. Böylece ortam iletken hale gelir ve iyonlaştırıcı bir maddenin (örneğin radyoaktif alfa ya da beta taneciklerinin) geçmesi halinde ölçülebilecek değerde elektrik akımı gözlenir.iyonlaşma özelliğinden yararlanılan bir başka alan da iyon (plazma) kaynaklarıdır, ilk kez Soyuz 6,7 ve 8 uçuşlarında kullanılan bu yöntemde kaynak yapılacak madde üzerine çok sıcak ve düşük basınçta iyonlaştırılmış bir gaz püskürtülür. Bu yöntemin özellikle oksijen kaynaklarının çalışabilmesi için gerekli oksijenin bulunmadığı uzay çalışmalarında yararlı olacağı düşünülmektedir. Uzay çalışmalarında, araştırma konularından biri de iyon roketleridir. Kimyasal yakıtlarla” çalışan roketlerde saniyede 4 km’lik bir hızın üzerine çıkıl-maması araştırmacıları uzun uçuşlarda kullanılacak değişik bir tepki gücü’ aramaya yöneltmiştir. Kimyasal enerji yerine güneş pillerinden aldığı enerjiyle iyonları püskürten bir motor bu amaçlar için ideal bir görünüm sunmaktadır. Kuramsal olarak saniyede 1000 km’lik bir hızla püskürtülebilen cıva ve sezyum iyonları uygulamada 100 km/sn’lik bir hıza ulaşabilmiştir. Fakat bu tip motorların tepki gücü çok az olduğundan ancak yörüngeye oturtma, yön değiştirme gibi ikincil amaçlarla kullanılmaktadırlar. 1964′teABD ilk iyon tepkili balistik sonda deneyini gerçekleştirmiştir. SSÖB ise 1966′dan bu yana Yantar tipi sonda füzelerde iyonik motor kullanmaktadır. Tüm bu uygulamalara karşın iyon roketleri günümüzde henüz deneysel bir aşamada kullanılmaktadır.
Ansiklopedimizin içinde Google destekli arama yapın.
.
You can leave a response, or trackback from your site.
Sağlık Ana Sayfa
Biyografiler
Akademisyenler,
Antropologlar (İnsanbilimciler),
Arkeologlar
Askerler >
Besteciler
Bilim Adamları
Biyologlar
Coğrafyacılar
Dansçılar
Denizciler
Devlet Adamları - Politikacılar
Dilbilimciler
Din Adamları
Diplomatlar
Doğa Bilimciler
Düşünürler
Edebiyatçılar
Eğitimciler
Ekonomistler
Felsefeciler
Fizikçiler
Fotoğrafçılar
Gazeteciler
Gezginler
Gökbilimciler
Gravürcüler
Heykeltraşlar
Hukukçular
İktisatçılar
İmparatorlar-Hükümdarlar
İş Adamları
İstatistikçiler
Karikatürcüler
Kaşifler
Kimyagerler
Koreograflar
Mankenler
Matematikçiler
Mimarlar
Minyatürcüler
Mucitler
Mühendisler
Müzisyenler
Oryantalistler
Osmanlı Padişahları
Pilotlar
Psikologlar
Ressamlar
Şairler
Sanatçılar
Sanatkarlar
Sendikacılar
Seramik Sanatçıları
Sinemacılar ve Tiyatrocular
Sosyologlar (Toplumbilimciler)
Sporcular
Araba Yarışçıları
Futbolcular
Tarihçiler
Tıpçılar
Veterinerler
Yazarlar
Yöneticiler
Yönetmenler
Toplum ve Yaşam
Toplum
Millet
Aile
Antropoloji
Hayvanlar
Sosyoloji
Cinsellik
Ev
Evlilik
Felsefe
Aşk
Biyografiler
Bilim ve Teknoloji Bilim
Bilgisayar
Bilim
Kurgu
Matematik
Aritmetik
Arkeoloji
Biyoloji
Bilim Adamları
Bilişim
Ekonomi
Fizik
Yıldızlar
Astronomi
Uzay
Arkeoloji
Jeoloji
Nükleer
Enerji
Kimya
Zooloji
Mantık
Pedagoji
Enerji
Elektronik
Elektrik
Telekomunikasyon
Teleskop
Ses
Tıp
Tarım
Kültür
Kültür
Dil
Tarih
Edebiyat
Eğitim
Felsefe
Adet
Müze
Müzik
Mitoloji
Basın
Spor
Sinema
Tiyatro
Coğrafya
İklim
İlçeler
İller
Biyocoğrafya
Din
ilahiyat
Allah
Musevilik
Hristiyanlık
Kuran-ı Kerim
Mitoloji