Canlıların en küçük birimleri. Hücrenin mikroskop altında ilk gözlemini 1665′te Robert Hooke başardı. Şişe mantarlarından aldığı kesitlerde, şekilleri küçük odacıklar biçiminde gördüğünden, bunlara hücre (celi) adını verdi. Bu buluşu 19. yy’ın başlangıcına kadar Schleiden ve Scvvann hücre kuramını kurmaları izledi. Başlangıçtaki basit hücre kavramı zamanla, bir zarla sınırlanan ve bir çekirdekle onu saran bir. protoplazma yığını biçiminde geliştirildi. Her ne kadar hücreler canlıların en küçük yapı taşlarıdır diye tanımlansalar da hücreden daha basit ya da daha ilkel canlı birimleri de vardır. Mavi-yeşil algler, bakteriler ve virüsler gibi. Gelişmiş hücrelerde çekirdek sitoplazma-dan bir zarla ayrılır. Bu tip hücrelere “ökaryotık hücreler”, çekirdek zarı olmayanlara ise “prokaryotikhücreler” denir. Mavi-yeşil algler ve bakteriler prokaryotik hücre sınıfına girerler. Gelişmiş bir hücrede üç ana bölüm bulunur. En dış bölümü bir hücre zarı ile sarılmıştır, içte sitoplazma ve çekirdek bulunur.Hücre zan. Protein ve yağdan oluşmuştur. % 60ı protein % 40′ı ise yağdır (lipid). Lipid zarın iç bölümünü oluşturur, iki yanını ise protein tabakası sarar. Hücre zarının en önemli özelliği yarı geçirgen olmasıdır (semipermeabl). Yani küçük moleküllü maddeler geçer, büyükler geçmez. Ayrıca yağda eriyen ya da yağı eriten maddelerde zarı geçebilir.Sitoplazma’nm içinde en fazla bulunan madde sudur. Hücrenin yaklaşık % 80-85′i sudur. Öteki bölümüyse katı maddelerdir. Katı maddelerin bir bölümü organik, öteki bölümüyse anorganiktir. Organik maddelerden en önemlileri protein, yağ ve karbonhidratlardır. Yağ ve karbonhidratlar daha çok hücrenin enerji ve yedek besin kaynağıdırlar. Proteinse hücrenin temel yapı maddesidir.Sitoplazmada çeşitli biçimlerde hücre organelleri yer alır. Bunların ilki hücre zarı ile çekirdek zarı arasını boydan boya ince kanallar biçiminde sarmış olan endoplazmik retikulum’dur.Genellikle bu sistem, zarla çevrili 400-700 A° çapında tüpler, yassı tüneller; bunlara bitişik ya da serbest büyük, küçük keseciklerden oluşur. Sitoplazmada bulunan bir başka organei ilk kez Camillo Golgi’nin bulduğu Golgi Aygıtı’ dır. Golgi aygıtı, hücrede çekirdeğe yakın bölgelerde bulunan torbacıklar biçimindeki cisimciklerdir. Hücre tiplerine göre farklı büyüklüklerdedirler. Bu cisimciklerin görevi hücrenin salgı salmasını ve depolamasını.sağlamaktır. Golgi keseleri içinde çeşitli sekreyon maddeleri birikir, keselerin kenarlarında tomurcuk biçiminde vesiküller oluşur, bunlar koparak keselerden ayrılır ve serbest vakuolleri yaparlar. Bunlar gerektiği zaman zara doğru hareket ederek buradan dışarı salınırlar. Hücrelerin enerji santralleri olan mitekondrilerde sitoplazmadadır. Çift zadıdırlar, dışta bir düzgün, içte girintili çıkıntılı bir zar vardır. İçteki zarın yaptığı çıkıntılara kristü adı verilir. Bu bölümde solunum enzimleri yer almıştır. Burada Krebs çemberi adı verilen olaylarla hücre için gerekli enerji elde edilir. Endoplazmik retikulümun bazı bölümlerinde ribozom adı verilen küçük organellerin yer aldığı bölüme granüler endoplazmik retikulum adı verilir. Ribozomlar hücrede tek tek bulunur ya da 10 A° kalınlığında bir iplikle birbirlerine bağlanarak ribozom kümeleri oluştururlar. Bunlara poliribozom (polizom) adı verilir. Bir ribozom iki birimden oluşmuştur. Bunlardan biri küçük öteki büyük’birimlerdir. Yapıları protein ve RNA’dan oluşmuştur. Ribozomlarda protein sentezi yapılır. Serîtriyoller ilk kez Beneden ve Boveri’ce tanımlanan sitoplazmik prganellerdir. Genellikle hayvan hücrelerine özgü bir organei olmakla birlikte, bazı ilkel bitkilerdeki hücrelerde de rastlanmıştır. Fakat çiçekli bitkilerde bulunmaz, iki tanedir, ikisine birden Sentrozom adı verilir. Sentrozom ve sentriyol terimleri bazen eş anlamda da kullanılmaktadır. Sentriyolde protein, karbonhidrat, lipid, DNA, RNA bulunmaktadır. Bu organeller hüfcre bölünmesi sırasında kromozomların kutuplara çekilmesini sağlarlar.Hücrelerin intihar torbaları adını da alan Lizozomlar da sitoplazmanın ilginç organellerindendir. 1955′te de Düve enzimatik özelliklerinden dolayı tek zarla çevrili ve içleri yoğun bir maddeyle dolu olan bu grandileri lizozom olarak adlandırdı. Lizozomlar’elektron mikroskopunda 0,2-0, 8 qm çapında, oval ya da küresel grandiler olarak görülürler. Lizozomlar içinde proteinleri,yağları nükleik asitleri, fosfat’ve sülfatları parçalayan enzimleri taşır. Bu enzimler lizozomun zarının parçalanmasıyla sitoplazmaya dökülünce,Rı- hücre yapısının climl: 1- Plazmalik zar. 2- Hücre salgısı tanecikleri, 3- Mikro-ynpılar. 4- Sentrioller. 5-Mılekondıi. 6- Golgi nQih hücrenin teme! yapı maddeleri parçalanarak hücre dağılır. Bunun için bunlara “hücrelerin intihar torbaları” adı verilir. Özellikle hücre için sindirim işlevlerinde görev alırlar. Bitki hücrelerine özgü organel grubu p/as/;dlerdir. Bitkilerde üç tip plastid bulunur. Bunlar; fotosentez yapan kloroplastlar (yeşil renkli), yedek nişastayı depo eden İokoplastlar (renksiz), çiçek ve meyvelere renk veren kromoplastlar (sarı, turuncu renkli). Sitoplazmadaki bir başka yapıysa vakuollerdir. Bunlara kofui adı da verilir. Önceleri boş zannedilmesi nedeniyle bu ad verildiyse de şimdi bunların boş olmadıkları anlaşılmıştır, içinde hücre özsuyu ve birçok artık madde bulunmaktadır. Özellikle bitki hücrelerinde iri kofullar bulunur, hayvan hücrelerinde ise küçük kofui bulunur. Hücrelerin en önemli bölümüyse cetofdek (nukleus) bölümüdür. Bazen hücrenin orta kısmında, bazen bir kenara çekilmiş olarak bulunur. Genellikle küre ve elipsoid şekillerdedir. Çekirdeğin dışında çekirdeğin zarf içinde çekirdek sıvısı bulunur. Bölünme halinde olmayan hücre çekirdeğinde koyu renkli iplıksi yapılar görülür. Bunlara kromatin adı verilir. Hücre bölünmesi başlayınca çekirdekde kromozomlar belirginleşir. Kromozomların kimyasal bilişimi protein ve DNA’dır. Kromozomlardaki DNA hücre içindeki bütün oiayları ve kalıtımı kontrol eder. Çekirdekte ayrıca bazen bir tane bazen birden fazia çekirdekçik bulunur. Çekirdekçiler hücre bölünmesi sırasında kaybolurlar. Bu sırada çekirdek zarı da erir. Bölünme tamamlandıktan sonra çekirdekçikler yeniden sentezlenirler.
Ansiklopedimizin içinde Google destekli arama yapın.
.
You can leave a response, or trackback from your site.
Sağlık Ana Sayfa
Biyografiler
Akademisyenler,
Antropologlar (İnsanbilimciler),
Arkeologlar
Askerler >
Besteciler
Bilim Adamları
Biyologlar
Coğrafyacılar
Dansçılar
Denizciler
Devlet Adamları - Politikacılar
Dilbilimciler
Din Adamları
Diplomatlar
Doğa Bilimciler
Düşünürler
Edebiyatçılar
Eğitimciler
Ekonomistler
Felsefeciler
Fizikçiler
Fotoğrafçılar
Gazeteciler
Gezginler
Gökbilimciler
Gravürcüler
Heykeltraşlar
Hukukçular
İktisatçılar
İmparatorlar-Hükümdarlar
İş Adamları
İstatistikçiler
Karikatürcüler
Kaşifler
Kimyagerler
Koreograflar
Mankenler
Matematikçiler
Mimarlar
Minyatürcüler
Mucitler
Mühendisler
Müzisyenler
Oryantalistler
Osmanlı Padişahları
Pilotlar
Psikologlar
Ressamlar
Şairler
Sanatçılar
Sanatkarlar
Sendikacılar
Seramik Sanatçıları
Sinemacılar ve Tiyatrocular
Sosyologlar (Toplumbilimciler)
Sporcular
Araba Yarışçıları
Futbolcular
Tarihçiler
Tıpçılar
Veterinerler
Yazarlar
Yöneticiler
Yönetmenler
Toplum ve Yaşam
Toplum
Millet
Aile
Antropoloji
Hayvanlar
Sosyoloji
Cinsellik
Ev
Evlilik
Felsefe
Aşk
Biyografiler
Bilim ve Teknoloji Bilim
Bilgisayar
Bilim
Kurgu
Matematik
Aritmetik
Arkeoloji
Biyoloji
Bilim Adamları
Bilişim
Ekonomi
Fizik
Yıldızlar
Astronomi
Uzay
Arkeoloji
Jeoloji
Nükleer
Enerji
Kimya
Zooloji
Mantık
Pedagoji
Enerji
Elektronik
Elektrik
Telekomunikasyon
Teleskop
Ses
Tıp
Tarım
Kültür
Kültür
Dil
Tarih
Edebiyat
Eğitim
Felsefe
Adet
Müze
Müzik
Mitoloji
Basın
Spor
Sinema
Tiyatro
Coğrafya
İklim
İlçeler
İller
Biyocoğrafya
Din
ilahiyat
Allah
Musevilik
Hristiyanlık
Kuran-ı Kerim
Mitoloji