İsa’nın kurduğu din. Tek Tanrı’ya inanan üç büyük dinden ikincisidir, ibranicede “yağlanmış, yağ sürülmüş” anlamına gelen Mesih deyiminin Eski Yunancadaki karşılığı Khristos’tur. Yunan kaynakları isa’ya Khristos derken ona bağlananlara, inananlara da bu sözcükten türeme olan Khirstianos adını verir. Dilimize de Hıristiyan biçiminde girmiştir. Hıristiyanlığın ortaya çıktığı Filistin toprakları o dönemde Roma imparatorluğu’nun egemenliği altındaydı. Romanın Yahudi ulusuna yaptığı baskı, özgürlük istemini giderek güçlendiriyordu. Nitekim Yahudilerin kutsal kitabı Eski Ahid’de bu zor günlerde Maşiah (Mesih) adlı bir kurtarıcının geleceğinden söz edilmektedir. Ancak bu kurtarıcının bir peygamber mi yoksa bir kral mı olacağı sorusu Yahudiler arasında anlaşmazlıklara yol açtı. Kurtarıcının peygamber olduğunu ileriye süren Yahya (Vaftizci Yahya) Yahudiye’de kurtarıcının geldiğini duyurdu. Roma imparatoru Tiberius.’un (İS 15-37) 15. saltanat yılında isa, peygamberlik göreviyle geldiğini halka anlatmaya başladı. Geldiği Galile Kenti’nde, hasta, yoksul ve mutsuz insanlara şifa ve mutluluk dağıtmak için Tanrı’nın kendisini görevlendirdiğini söyledi. Kudüs’ü geçerek inançlarını yaymaya çalıştı.isa, kendinden önce gelen Musa’nın bozulmuş ve değiştirilmiş olan kutsal kitabı Eski Ahid’i düzeltmek, geliştirmek ve anlaşılır biçimde yorumlamak için Tanrı’nın kendisini görevlendirdiğini ileriye sürdü.Hıristiyan inancına göre, Tanrı her şeyin yaratıcısı ve sahibidir. Ancak bu ınancın sonraki yüz yıllarda biçim değiştirerek Tanrısal gücün Tanrı, Oğul (isa) ve Ruhulkuds’ten oluştuğu biçimine dönüştü. Böylece isa’ya Tanrılık niteliği verildi. Bu üçleme sonraki dönemlerde büyük dinsel çatışmalara yol açtı. isa inançlarını daha fazla yaymaya fırsat bulamadan Romanın Filistin Valisi Pontius Pilatus’un buyruğuyla çarmıha gerilerek öldürüldü. Ancak öğretisi havarileri aracılığıyla hızla yayıldı. Ancak dönemin güçlü devleti olan Roma imparatorluğu. yeni dine büyük tepki gösterdi. Hıristiyanlar her yerde izlenmeye başlandı. Yakalananlar işkencelerle olduruldu Birçok Roma imparatoru Hırist.iyanları arenalarda vahşi hayvanlara parçalattılar. Tüm bu baskılara karşın dine inananlar, gizli yerlerde, mağaralarda, yer altı yapılarında tapınmalarını sürdürdüler. Hıristiyanlığın kutsal kitabı incil’dir, inanca göre Tanrı’dan vahiy yoluyla isa’ya gelmiştir. Ancak incil isa’nın yaşadığı dönemde toplanmamıştır. Zaman içinde birçok incil derlendiği halde, dört havarinin topladığı indiler esas alınmıştır Bunlar Matta, Markos, Luka ve Yuhanna incillendir.Hıristiyanlığın yayılmaya başladığı ilk dönemlerde dinsel törenler ibranca yapılırdı. Daha sonraları ibranca yerine Ortodokslar Yunanca, Katolikler Latince kullanmaya başladılar. Martin Luter’in 1529′daki Reformundan sonra Hıristiyanlığa inanan her ulus incil’i kendi dilinde okumaya başladı. Roma imparatoru Büyük Constantinus (306-337) döneminde yaygınlaşan Hıristiyanlıkta beliren görüş ayrılıklarına bir çözüm getirmek amacıyla 325′ te iznik’te bir konsil toplandı. Toplantı hızla yayılan Arius mezhebine karşı düzenlenmişti. Arius’un “KelanY’ın Tanrı olmadığını ileriye sürmesine karşın, 318 din adamının çoğunluğunun görüşüne göre, “isa’nın Tanrı’nın oğlu ve babasıyla aynı cevherden olduğu” kabul edildi. Karar sonrasında Arius ve yandaşları aforoz edildi. Bu karar yüzyıllar boyu sürecek tartışmalara, huzursuzluklara hoşnuzsuzluklara yol açtı. Tartışmaların temelini isa’nın Tanrı ya da insan olup olmadığı oluşturuyordu. Bu amaçla yapılan toplantılar giderek kiliselerin ayrılmasına yol açtı. Üçüncü büyük konsil 431 ‘de Ephesos’ ta toplandı, isa’nın Tanrı değil Tanrısal nitelikler taşıyan bir insan olduğunu ileriye süren Nestorius’un görüşü bu toplantıda da reddedildi. Başlangıçta’tek inanç etrafında birleşen Hıristiyanları aynı çatı altında tutmak amacını güden kilise özellikle Roma imparatorluğumun ikiye ayrılmasından sonra düşünce ve görüş ayrılıkları yüzünden ikiye ayrıldı, ikiye ayrılmanın temelini de. isa’dan sonra Hıristiyan dünyasını yönetecek kişinin Batı’nın başkenti olan Roma’da mı yoksa Doğu’nun başkenti olan istanbul’da mı oturacağı sorunu oluşturuyordu.787′de toplanan son genel toplantı bu ayrılığı hızlandırdı. 1054′te Bizans Kilisesi (Doğu) ve Roma Kilisesi (Batı) olmak üzere iki kilise oluştu. Böylece Hıristiyanlık doğuda Ortodoks ve batıda Katolik olmak üzere iki mezhebe ayrıldı.Bu iki ana mezhebe, 1529′da Alman Martın Luter, Protestan mezhebini kurarak Roma Kilesisi’nden ayrılarak üçüncü bir ana mezhep kattı. Üç büyük mezhebin yanında yüzyıllar boyunca birçok küçük mezhep ve bunlara bağlı tarikatlar da ortaya çıktı. Ortodoks Kilisesi’nin merkezi istanbul’dur, başındaki en üyük dinsel kişi de putnktir. Katolik Kilisesi’nin merkezi Romada bulunan Vatikan, basındaki en büyük dinsel kişi de papadır.Patrik, papa ve öteki yüksek din görevlileri evlenemezler. Yalnız Ortodoksluk papazlara evlenme izni verir. Kadın ya da erkek, kendini Tanrı’ya adayan her Hıristiyan yaşamlarını Tanrı’ya tapınarak manastır adı verilen dinsel yapılarda geçirirler. Erkeklere keşiş, kadınlara rahibe adı verilen kendini Tanrı’ya adamış bu kişilere de evlenmek yasaktır.3. yy’dan sonra büyüyen mezhep ayrılıklarıyla birlikte tapınma, inanç ve dinsel törenlerde de ayrılıklar ortaya çıktı.Başlangıçta bir Yahudi dininin uygulaması olan sünnet zamanla bırakıldı. Günümüzde de uygulanmamaktadır. Hıristiyanlıkta belirli günlerde oruç tutulur. Mezheplere göre yirmi dört saatle birkaç gün arasında değişir. Dine göre bayram sayılan günlerde tutulur.Hıristiyanların tapınma günü pazardır. O gün kiliselerde toplanan halk, bir papazın yönetiminde incil’den alınma dualar ve, ilahiler okur. Birçok mezhepte çalgı (özellikle org) kullanıldığı halde Ortodoks mezhebinde çalgı kullanılmaz Tüm mezheplerin ortak uygulaması haç çıkarmaktır, isa çarmıha gerilerek öldürüldüğü için haç Hıristiyanlıkta ayrı bir önem taşır. Dinsel törelere kadın ve erkekler birlikte katılır ve tüm törenler ayakta yapılır. Hıristiyan dininde yasaklananların dışında hertürlü adak vardır. Bu adaklar büyük topraklardan mum yakmaya kadar yayılan çeşitlilik gösterirler. Hıristiyanlığın bir başka önemli uygulaması da vaftizdir. Bir kişinin Hıristiyan sayılabilmesi “için vaftiz edilmesi gerekir. Günahlardan arınma anlamındaki vaftiz işlemi her mezhepte ayrı ayrı uygulanır. Genel olarak kiliselerde vaf-tizhane adı verilen özel bir bölmede kişinin üzerine su serpilerek ya da dökülerek yapılır (bak. Vaftiz.) Bir Hıristiyan için en büyük ceza, “cemaatten kovulma” anlamına gelen aforozdur (bak. Aforoz). Hıristiyanlıkta çeşitli kutsal günler vardır. Daha çok isa’nın yaşamıyla ilgili olan bu günlerin başlıcaları: Noel (isanın doğum günü olan aralık ayının 25. günü kutlanır), Paskalya (isa’nın yeniden dirilişinin kutlandığı gündür. Mart ayının 14. gününden sonra gelen ilk pazar günü kutlanır), Hamsin (Katolik-lere göre havarilerin üzerine Kutsal Ruh’un indiği dönemdir. Yaz aylarının ilk günlerinde kutlanır). Hıristiyan inancına göre kutsal kent Kudüs’tür. Tüm kiliselerin mihrapları Kudüs’e göre düzenlenmiştir, incil’de hac için kesin kurallar olmamakla birlikte, her Hıristiyan için Kudüs’ü ziyaret edip hacı olmak önemlidir. Hıristiyanlık çağlar boyunca tüm sanat dallarının esin kaynağı olmuştur. Özellikle ortaçağda edebiyat, müzik, tiyatro, resim, heykel ve mimarlıkta sayısız güzel eser yaratılmıştır. Hıristiyanlığın tasvire karşı olmaması da bu konuda etkendir. Kiliselerin en göze çarpıcı özelliği, mozayik, fresko, ikona ve heykellerle süslenmiş olmalarıdır. Kutsal Kitap’ta anlatılan olaylar yukarıda geçen tüm sanat dallarının başlıca konusudur. Ayrıca kilise ve yöneticiler sanatçıları koruma altına alarak Hıristiyanlığın yayılmasını da sağlamışlardır. Günümüzde tüm dünyaya yayılmış 1.230.000. 000 civarında Hıristiyan yaşamaktadır.
Ansiklopedimizin içinde Google destekli arama yapın.
.
You can leave a response, or trackback from your site.
Sağlık Ana Sayfa
Biyografiler
Akademisyenler,
Antropologlar (İnsanbilimciler),
Arkeologlar
Askerler >
Besteciler
Bilim Adamları
Biyologlar
Coğrafyacılar
Dansçılar
Denizciler
Devlet Adamları - Politikacılar
Dilbilimciler
Din Adamları
Diplomatlar
Doğa Bilimciler
Düşünürler
Edebiyatçılar
Eğitimciler
Ekonomistler
Felsefeciler
Fizikçiler
Fotoğrafçılar
Gazeteciler
Gezginler
Gökbilimciler
Gravürcüler
Heykeltraşlar
Hukukçular
İktisatçılar
İmparatorlar-Hükümdarlar
İş Adamları
İstatistikçiler
Karikatürcüler
Kaşifler
Kimyagerler
Koreograflar
Mankenler
Matematikçiler
Mimarlar
Minyatürcüler
Mucitler
Mühendisler
Müzisyenler
Oryantalistler
Osmanlı Padişahları
Pilotlar
Psikologlar
Ressamlar
Şairler
Sanatçılar
Sanatkarlar
Sendikacılar
Seramik Sanatçıları
Sinemacılar ve Tiyatrocular
Sosyologlar (Toplumbilimciler)
Sporcular
Araba Yarışçıları
Futbolcular
Tarihçiler
Tıpçılar
Veterinerler
Yazarlar
Yöneticiler
Yönetmenler
Toplum ve Yaşam
Toplum
Millet
Aile
Antropoloji
Hayvanlar
Sosyoloji
Cinsellik
Ev
Evlilik
Felsefe
Aşk
Biyografiler
Bilim ve Teknoloji Bilim
Bilgisayar
Bilim
Kurgu
Matematik
Aritmetik
Arkeoloji
Biyoloji
Bilim Adamları
Bilişim
Ekonomi
Fizik
Yıldızlar
Astronomi
Uzay
Arkeoloji
Jeoloji
Nükleer
Enerji
Kimya
Zooloji
Mantık
Pedagoji
Enerji
Elektronik
Elektrik
Telekomunikasyon
Teleskop
Ses
Tıp
Tarım
Kültür
Kültür
Dil
Tarih
Edebiyat
Eğitim
Felsefe
Adet
Müze
Müzik
Mitoloji
Basın
Spor
Sinema
Tiyatro
Coğrafya
İklim
İlçeler
İller
Biyocoğrafya
Din
ilahiyat
Allah
Musevilik
Hristiyanlık
Kuran-ı Kerim
Mitoloji