EMBRİYOLOJİ

EMBRİYOLOJİ, canlıların oluşumlarını, gelişmelerini araştıran bilim dalı. Sözcük, Latince bryein (çimlenme) ve logos (bilim) sözcüklerinin birleşmesinden oluşmuştur. Bu bilim dalıyla uğraşanlar Hipokrat, Aristo ve Galen’dir. Aristo, hayvanları yumurtadan çıkan (ovipar), canlı doğan (vivipar) ve yumurtadan çıkan canlı doğan (ovovivipar) olmak üzere üç embriyolojik grupta toplayan ilk bilim adamı oldu. Ayrıca, yumurtadan yeni bir organizmanın gelişmesinde ancak iki yol olabileceğini kabul etti. Organizma ya çok küçük bir taslak biçiminde yumurta içinde vardı ya da gelişme sırasında bir ara ortaya çıkıyordu. Birincisine ön oluş (preformasyon) adı verilerek bunun; bir civciv, bir iribaş ya da bir bitki durumuna gelen yeni organizmanın, tüm ayrıntılarıyla birlikte, üreme hücresi içinde var olduğu benimsendi. Bu durumda, gelişme, yalnızca yumurtanın açılması, doğum ya da filizlenme zamanına kadar organizmanın büyüklüğünde bir artış anlamına geliyordu. Üreme hücresi uygun bir çevreyle karşılaşınca, gelişmenin hemen başladığı düşünüldü. Memeliler gibi daha karmaşık yapılı organizmalarda, üreme organlarının bu uygun çevreyi sağladıkları ve genç embriyoyu gelişmesi sırasında beslediğine inanıldı. Aristo’nun yazıları bilinen ilk embriyoloji eserleridir, bu nedenle de etkisi 17. yy’ a kadar sürmüştür. Bununla birlikte Leonardo da Vinci, Fabrice d’ Aquapendente gibi anatomi bilginleri eski gözlemlere yenilerini katmışlardır. Özellikle tavuk yumurtalarının gelişimi üzerindeki gözlemler canlının bir yumurtadan ortaya çıkabileceği düşüncesinin doğmasına yol açmışsa da canlıların bir yumurtadan gelişebileceği görüşünü kesinleştiren ingiliz fizyoloji bilgini Harvey oldu. Harvey’in 1651 ‘de yayımladığı Exercitationes de Generatione Animalium (Hayvan Kuşakları üzerine Çalışmalar) adlıkitabı embriyoloji tarihinde önemli bir dönüm noktası oldu; ingiliz Kraliyet ailesinin özel izniyle VVİndsor Parkın-daki geyiklerde yaptığı araştırmada geyiklerin çiftleşmesinden sonra dişi geyiklerin dölyataklarında. kese biçiminde oluşumlar gördü. 1672′deyse Regnier de Graaf, dişi tavşanlarda ve kadın yumurtalığında aynı oluşumları saptadı. Gerçek yumurta hücresiniyse 1827′de Von Baer buldu. Harvey ve ardıllarına göre yumurta gelecekteki canlının tüm varlığını kapsayan örnek bir kopyasıdır ve yumurtanın gelişimi için de ersuyunun kamçılayıcı etkisi gereklidir. Kalıtımın yasaları bilinmediği için, o dönemlerde bu düşünüş büyük bir aşamaydı. Buna karşın 1677′ de Louis van Hamm, ersuyunu incelerken, uzun kuyruklarıyla hareket eden bir takım küçük organizmalar gördü. Hareketleri nedeniyle bunları canlı kabul ederek hayvancık (Animalcula) adını verdi. Daha sonra VVİrchovv, hem yumurtanın hem de spermin öteki hücrelerden biçim ve işlev açısından ayrı olmalarına karşın, yine de birer hücre oldukları anlaşıldı. Böylece döllenme olayı yaşamın başlangıcı olarak benimsendi. Bunun 1875′te ilk tanımlayan Oscar Hertvvıg’dir. Döllenme gerçeğinin tanımından sonra embriyonun morfolojik olarak incelenmesi 19. yy’da ve günümüzde sürmektedir. Ancak, ana çizgilerinin bilinmesine karşılık günümüzde bile aydınlatılması gereken birçok önemli noktalar vardır. Tüm bilinmeyenlere karşın artık döllenen bir yumurtanın, embriyoyu daha sonra da yavruyu oluşturana kadar geçen evreler ve bu evrelerdeki değişimler biliniyor. Bilginin artması sonucu günümüzde embriyoloji bilimi gelişmiş ve tek dal biçiminde incelenmesi zorlaşmıştır. Bu nedenle embriyoloji kendi içinde dallara ayrılmıştır: Genel ve özel embriyoloji. Genel embriyolojide kendi içinde morfolojik embriyoloji ve fonksiyonel embriyoloji olarak ikiye ayrılır. Genel embriyolojinin morfolojik bölümü, doğacak yavruya özgü biçimlerin oluşup gelişmesini inceler. Bu da ana ve babaya özgü cins hücrelerinden başlayarak, bunların birleşmeleri “döllenme” bölümleri, “yarıklanma” ve ayrımlaşmaları kapsar. Özel embriyoloji erişkin organizmanın işlevsel sistem ve organların en son gelişmesine kadar görülen olaylarla uğraşır. Embriyoloji birçok bilim dalının gelişmesine katkıda bulunacak bilgiyi üretir; öncelikle canlıların nasıl oluştuklarını anlatarak insan düşüncesinin bu yöndeki merakını gidermeyi amaçlar. Bu yönüyle dinsel ve felsefi düşünceyi de etkilediği kadar evrim görüşüne de birçok kanıtı sunarak katkıda bulunur. Embriyolojinin tıbbın bütün alanlarına katkısıysa en ileri düzeydedir.

Ansiklopedimizin içinde Google destekli arama yapın.

Sağlık Ana Sayfa Biyografiler Akademisyenler, Antropologlar (İnsanbilimciler), Arkeologlar Askerler > Besteciler Bilim Adamları Biyologlar Coğrafyacılar Dansçılar Denizciler Devlet Adamları - Politikacılar Dilbilimciler Din Adamları Diplomatlar Doğa Bilimciler Düşünürler Edebiyatçılar Eğitimciler Ekonomistler Felsefeciler Fizikçiler Fotoğrafçılar Gazeteciler Gezginler Gökbilimciler Gravürcüler Heykeltraşlar Hukukçular İktisatçılar İmparatorlar-Hükümdarlar İş Adamları İstatistikçiler Karikatürcüler Kaşifler Kimyagerler Koreograflar Mankenler Matematikçiler Mimarlar Minyatürcüler Mucitler Mühendisler Müzisyenler Oryantalistler Osmanlı Padişahları Pilotlar Psikologlar Ressamlar Şairler Sanatçılar Sanatkarlar Sendikacılar Seramik Sanatçıları Sinemacılar ve Tiyatrocular Sosyologlar (Toplumbilimciler) Sporcular Araba Yarışçıları Futbolcular Tarihçiler Tıpçılar Veterinerler Yazarlar Yöneticiler Yönetmenler

Toplum ve Yaşam Toplum Millet Aile Antropoloji Hayvanlar Sosyoloji Cinsellik Ev Evlilik Felsefe Aşk Biyografiler

Bilim ve Teknoloji Bilim Bilgisayar Bilim Kurgu Matematik Aritmetik Arkeoloji Biyoloji Bilim Adamları Bilişim Ekonomi Fizik Yıldızlar Astronomi Uzay Arkeoloji Jeoloji Nükleer Enerji Kimya Zooloji Mantık Pedagoji Enerji Elektronik Elektrik Telekomunikasyon Teleskop Ses Tıp Tarım

Kültür Kültür Dil Tarih Edebiyat Eğitim Felsefe Adet Müze Müzik Mitoloji Basın Spor Sinema Tiyatro Coğrafya İklim İlçeler İller Biyocoğrafya

Din ilahiyat Allah Musevilik Hristiyanlık Kuran-ı Kerim Mitoloji

Aşk Mesajları Özlü Sözler Atatürkün Hayatı Yemek Tarifleri Kadınlar Sağlık Sağlık Bilgileri Teknoloji kadın Eğitim Sağlık Bilgileri Pasta Tarifleri Kpss Soruları Bayram Mesajları

site ekle