Ağzın içinde çene kenarlarına dikili olup, ısırıp koparmaya ve çiğnemeye yarayan sert ve beyazımsı organ. Üç bölümden oluşur; diş tacı (koron), kök ve boyun. Biçim ve görevlerine göre de dört bölüme ayrılırlar; kesici dişler, köpekdişleri, küçük azılar, büyük azılar.Dişin yapısı dıştan içe doğru şu biçimdedir; dıştan sert ve parlak, kalsiyum fosfat, kalsiyum karbonat, magnezyum fosfat ve kalsiyum fluorürden yapılmış bir madde olan mineyle kaplıdır. Bunun altında dişkemiği (fildişi) bölümü vardır. Daha yumuşak olan bu bölüm de kalsiyum ve fosfor bileşiklerinden oluşmuştur. Kökle taç arasında dişkemiği kabuğuyla minenin birleştiği bölüm boyun olarak adlandırılır. Bu bölüm dişetiyle çevrelenmiştir. Kök, bir, iki, üç ya da dört uzantılı olablür. Üzerleri dişkemiği kabuğu ya da semanla kaplıdır. Alt uçlarında kan damarlarının ve sinirlerin geçmesine yarayan bir ya da birkaç delik bulunur. Yetişkin insanda 8 çifti altta ve 8 çifti üst damakta simetrik olarak dizilmiştir. Dişeti, dişleri çok iyi kavrayarak onları sağlam biçimde tutar. 32 dişin 8 tanesi keser diş, 4 tanesi köpek dişi, 8 tanesi küçük azı, 12 tanesi büyük azıdır. İnsanın yaşı ve gelişimi açısından iki türlü diş vardır; Sütdişleri ve süreklidisler. 8′i köpekdişi, 8′i küçük azı ve kalan 4′ü de kesicidiş olmak üzere 20 sütdişi vardır. Bebeklerde (6-8 aylık) ilk çıkan alt kesicidişlerdir. 7-9 ay arası üst kesicidişler çıkar, 6 yaşına kadar sütdişleri tamamlanır. 7 yaşından sonra sütdişleri çıkış sırasına göre dökülmeye başlar ve süreklidisler çıkar. 13 yaşına kadar sürekli dişlerin çıkması tamamlanır. Bu yaştan sonra çekilen dişlerin yerine yenisi çıkmaz. 16 yaşından sonra yirmiyaş dişleri de denilen akıldişleri çıkmaya başlar. Dayanıksız olan bu dişlerin çıkması 32 yaşına kadar sürebilir, kimi zaman hiç çıkmaz. Memeli hayvanların dişlerinin sınıflandırılması diş formülüyle yapılır. Örneğin: insan dişinin formülü şöyledir.l2 C, P2 M3l2 C, P2 M3Burada I (kesici) Incisivi, -C (köpek) Caninus, P (küçük azı dişleri) Premola-res, M (azı dişleri) molares, sözcüklerinin baş harfleridir. Çizginin yukarısındakiler üst, aliındakilerse alt çenenin birbirine simetrik sağ ve sol bölümlerinden birindeki dişlerin sayı ve sırasını gösterir.Dişler hayvanlarda sindirimin yanı sıra iyi bir saldırı organıdır. Köpekbalıklarında dişe benzer plakoid pullar, aşağı omurgalıların ağzındaysa çok sayıda (kimi zaman 1.000 kadar) dişçikler vardır. Domuzlarda ve fillerde iki diş dışarı çıkmış ve iyi birer saldırı aracı oluşturmuştur. Memelilerin dişleri yedikleri besinlere göre farklılaşır. Ot yiyen hayvanlarda ön dişler uzamış iyi birer koparma aracı olmuştur. Etobur hayvanlarda dişler sağlam ve çok keskindir. Kuşlar, kimi balıklar, kaplumbağalar ve kertenkelelerde diş yoktur. Evcil hayvanlardan atlarda ve tek tırnaklılarda 40, geviş getirenlerde 32, domuzlarda 44, köpeklerde 42 diş vardır. Hayvanların çoğu dişleriyle saldırır ve düşmanlarını ürkütürler. Yılanlar dişleri arasındaki olukla zehirlerini salarlar. Diş sağlığı genel sağlığın önemli bir bölümüdür. Normal ve sağlam dişlerle dişleri saran dokular, bedenin büyümesinde, gelişmesinde ve sağlığın korunmasında önemli rol oynarlar, iyi gelişmemiş, çürük ve kayıp dişler, yetersiz beslenmeye ve dolayısıylahastalıklara karşı direncin azalmasına neden olur. Dişin çürümeye karşı duyarlı ve dayanaklı olması, diş gelişimi sırasındaki beslenme durumuna bağlıdır. Bebeklik döneminde birçok mineral ve öteki besin maddelerinin yeterli ölçüde sağlanması, dişleri sağlam geliştirir. Bu besin maddelerinin başından kalsiyum, fosfor, A, D ve C vitaminleri gelir. Kalsiyum ve fosfor iskeletin yapı taşıdırlar. Bu yönden iskeletin ve dişlerin oluşumu, gelişimi alınan kalsiyum fosfor ölçü ve oranına bağlıdır. D vitaminiyse kalsiyum ve fosforun barsaklardan emilerek depo edilmesini sağlar. A vitamini, yetersizliğinde dişlerin gelişmesi bedenin genel gelişmemesine bağlıdır. ABD’de yapılan araştırmalarda bebeklerin beslenme biçimieriyle sütdişi,çürük sıklığı arasında ilişki olduğu ortaya çıkmıştır. Annenin çocuğunu 6 aydan fazla ya da az emzirmesi ya da doğumdan sonra hazır mamalarla’ beslenmesinin, sütdişleri çürük sıklığına etkisi olduğu görülmüştür. Araştırma sonuçlarına göre hazır mamalarla ve altı aydan az bir süre anne sütü emerek beslenen çocukların, sütdişlerindeki çürük oranı 6 aydan çok anne sütüyle beslenen çocuklardan daha fazladır. Bunun nedeni anne sütündeki Laktozdur (süt asidi). Hazır besinler-deyse sakaroz (pancar şekeri) bulunur. Sakarozun erimesi Laktozdan daha zor olduğundan diş minelerinde uzun süre kalarak çürümelere neden olur. Karbonhidratların da diş çürümesine yol açtığı düşünülürse sütle beslenen köy çocukları, kent çocuklarına göre daha az diş çürüğüne sahiptirler. Genellikle diş çürümesi, dişin minesi ve dentininde oluşan bir yıkımdır. Bu yıkımı, bakterilerin karbonhidratları fermente etmesi sonucu, açığa çıkan organik asitler oluşturur. Karbonhidrat, özellikle sakaroz-şeker alınmasından birkaç saniye sonra, diş çevresindeki ortamın pH’si 7,3′ten 5,5′e düşer. Bu pH minenin bozulması için yeterlidir. Eğer diyetle yeteri kadar protein alınırsa, aminler ve üre de alınmış olacağından bunlar oluşan asidi tampon ederek yıkımı önlemektedir. Ayrıca diyette yeterli yağ varsa, bunlardan dişin üzerini bir örtü gibi örterek sakarozun dişe ulaşmasını engeller.Diş cerrahisi. Dişleri dişetlerini, dişetlerini tutan kemik yapısının sağlığının korunmasını amaçlayan tıp dalı. Diş cerrahisi tıpla birlikte gelişmiş, konusunun genişliği onu başlı başına bir dal durumuna getirmiştir. İÖ 1500 yıllarında yazılmış ve İÖ 3700 yıllarına kadar inen anlatımıyla “Ebers Papirusu” da diş bakım ye tedavi yöntemleriyle karşılaşılır. İÖ 460-377 arasında yaşayan tıp bilgini Hippokrates ise dişlerin oluşumunu ve konuşmayla olan yakın ilişkisini anlamaya çalışmıştır, ilk takma diş, günümüzde kullanılan yöntemle Etrüsk uygarlığında uygulandı. Dişçilik İS 1. yy’da ileri düzeye ulaştı. Yunan hekimi Galenos dişleri gövdedeki kemiklerle bir arada sınıflandırarak ilk kez diş sinirlerinden söz etti. ilk diş dolgusunu 9. yy’da iranlı hekim Razi uyguladı. Diş çekimi uzun süre berbetlerce sürdürüldü. Ortaçağda Fransız bilgini Guy de Chaailac diş çekiminin kesinlikle hekim denetiminde yapılması gerektiğini savundu. Diş hekimliği 16. yy’da hekimlikten ayrılıp 17. yy’darf sonra da gelişimini ayrı bir bilim dalı olarak sürdürdü. Türkiye’de ilk dişçi okulu Emrullah Efendi’nin maarif müdürlüğü sırasında Kadırga’da, Menemenli Mustafa Paşa’ nın konağında açıldı (1909). Günümüzde oldukça ileri olan diş cerrahisi, estetik açıdan da gelişmiştir. Diş dolgusu, diş çekimi, protez (takma diş) gibi olgular çağını tamamlamış görünmekte,diş çakmak, çivilemek gibi yöntemler geliştirilmektedir.
Ansiklopedimizin içinde Google destekli arama yapın.
.
You can leave a response, or trackback from your site.
Sağlık Ana Sayfa
Biyografiler
Akademisyenler,
Antropologlar (İnsanbilimciler),
Arkeologlar
Askerler >
Besteciler
Bilim Adamları
Biyologlar
Coğrafyacılar
Dansçılar
Denizciler
Devlet Adamları - Politikacılar
Dilbilimciler
Din Adamları
Diplomatlar
Doğa Bilimciler
Düşünürler
Edebiyatçılar
Eğitimciler
Ekonomistler
Felsefeciler
Fizikçiler
Fotoğrafçılar
Gazeteciler
Gezginler
Gökbilimciler
Gravürcüler
Heykeltraşlar
Hukukçular
İktisatçılar
İmparatorlar-Hükümdarlar
İş Adamları
İstatistikçiler
Karikatürcüler
Kaşifler
Kimyagerler
Koreograflar
Mankenler
Matematikçiler
Mimarlar
Minyatürcüler
Mucitler
Mühendisler
Müzisyenler
Oryantalistler
Osmanlı Padişahları
Pilotlar
Psikologlar
Ressamlar
Şairler
Sanatçılar
Sanatkarlar
Sendikacılar
Seramik Sanatçıları
Sinemacılar ve Tiyatrocular
Sosyologlar (Toplumbilimciler)
Sporcular
Araba Yarışçıları
Futbolcular
Tarihçiler
Tıpçılar
Veterinerler
Yazarlar
Yöneticiler
Yönetmenler
Toplum ve Yaşam
Toplum
Millet
Aile
Antropoloji
Hayvanlar
Sosyoloji
Cinsellik
Ev
Evlilik
Felsefe
Aşk
Biyografiler
Bilim ve Teknoloji Bilim
Bilgisayar
Bilim
Kurgu
Matematik
Aritmetik
Arkeoloji
Biyoloji
Bilim Adamları
Bilişim
Ekonomi
Fizik
Yıldızlar
Astronomi
Uzay
Arkeoloji
Jeoloji
Nükleer
Enerji
Kimya
Zooloji
Mantık
Pedagoji
Enerji
Elektronik
Elektrik
Telekomunikasyon
Teleskop
Ses
Tıp
Tarım
Kültür
Kültür
Dil
Tarih
Edebiyat
Eğitim
Felsefe
Adet
Müze
Müzik
Mitoloji
Basın
Spor
Sinema
Tiyatro
Coğrafya
İklim
İlçeler
İller
Biyocoğrafya
Din
ilahiyat
Allah
Musevilik
Hristiyanlık
Kuran-ı Kerim
Mitoloji