RRR
Bitkilerle hayvanlar, canlılar aleminin üyeleri olmalarına karşın birbirlerinden çok değişik özellik taşırlar. Bu ayrımlar, ilkel bitkilerde azalmakta,hatta şimdilerde monera ve protista alemlerine alınarak bitkiler dünyasından ayrılan birhücreli canlılarda neredeyse tümüyle kaybolmakta, öte yandan yüksek yapılı bitki ve hayvanlara geçildikçe artmaktadır. Yüksek yapılı bir bitkiyle bir hayvanı ayıran başlıca özellikleri şöyle sıralayabiliriz:1- Beslenme. Bitkilerin çoğu besinlerini kendileri üretirler. Hayvanlarınsa böyle bir yeteneği yoktur; ya doğrudan ya da dolaylı olarak besinlerini bitkilerden sağlarlar. Bitkiler, klorofil yardımıyla ve fotosentez yoluyla güneş enerjisini kullanarak karbonhidrat üretirler. Öte yandan klorofili olmayan mantarlar ve bakteriler besinlerini öteki organizmalardan ya da cansız organik maddelerden sağlarlar.2- Büyüme. Bitkiler ve hayvanlar arasındaki bir başka ayrım da büyüme ve gelişme biçimlerindedir. Belli bir türün hayvanlar, özellikle de yüksek yapılı olanları, belli bir biçim içinde büyür ve belli boyutlara ulaşırlar. Oysa bitkilerde maksimum büyüklük çevre koşullarına göre geniş ölçüde değişkenlik gösterebilir. Aynı türün bireyleri arasında da biçim açısından önemli ayrımlar olabilir.3- Hücresel yapı, Bitki ve hayvan hücreleri, genel olarak birbirlerine benzemekle birlikte, bitki hücreleri hayvan hücrelerinden ayrı iki özellik taşırlar. Bunlardan birincisi bitki hücrelerinin çeperlerinin selüloz içermesi, ikincisiyse bitki hücrelerinde kloroplast bulunmasıdır. Selüloz, ilkel yapılı birkaç tür dışında hayvanlarda bulunmaz. Öte yandan selüloz, bitkilerin mantarlar sınıfına giren üyelerinde de bulunmamaktadır.4- Hareket. Bitkilerle hayvanları ayıran önemli ayrımlardan biri de hareket yeteneğidir. Hareket, mercanlar, süngerler gibi kural dışı birkaç grup dışında tüm hayvanlarda bulunan bir yetenektir. Oysa kimi suyosunları ve bir hücreli algler dışında tüm bitkiler kökleriyle bir yere tutunmuş olarak yaşarlar. Bitkilerin sınıflandırılması. Bitkilerin sınıflandırılması konusunda, tüm bilim adamlarının üzerinde anlaştıkları bir sistem yoktur. Başlangıçtan bu yana bu konuda az çok ayrı sınıflandırmalar yapılmıştır. Bunlardan en yaygını İsviçreli botanikçi C. Linnaeus’un kurduğu sistemdir. Bu sistem çeşitli bitkileri, eşeysel organlarına göre gruplandırmaktadır. Bu yolun seçilişinin nedeni, eşeysel organların çevre koşullarından fazla etkilenmemeleri ve çevredeki değişikliklere karşın özelliklerini korumalarıdır. Ancak günümüzde Linnaeus’un sisteminde önemli değişiklikler yapılmış, bakteriler, cıvıkmantarlar ve algler bitkiler aleminin dışına çıkarılmıştır. Geriye kalanlarsa “tallı bitkiler” (Thallophyta) ve “gövdeli bitkiler” (Cormophyta) olmak üzere ya da “sporlu bitkiler” (Cryptogamae) ve “tohumlu bitkiler” (Phanerogamae) olmak üzere ikiye ayrılırlar. Birinci ayırım daha yaygın olarak kullanılmaktadır. Buna göre tallıbitkiler filumuna çokhücreli olan esmer ve kırmızı algler, mantarlar ve likenler girmektedir. Gövdeli bitkiler filumundaysa karayosunları, eğreltiler ve tohumlu bitkiler bulunur. Karayosunları ve eğreltiler sporla ürediklerinden “arkegoniu bitkiler” (Archegoniate) bölümünü oluştururlar. Açık ve kapalı tohumlu bitkilerse “tohumlu bitkiler” (spermatophyta) ya da “çiçekli bitkiler” (antophyta) adı verilen bölümde toplanmışlardır. Tallıbitkilerle gövdeli bitkileri birbirinden ayıran temel ayrım, birincilerin kök, gövde, yaprak gibi yapıları ve görevleri birbirinden ayrı bölümlerinin olmayışı, “tal” adı verilen ve tüm ödevleri üstlenmiş oluşumların bulunmasıdır. Gövdeli bitkilerse çeşitli bölümlerden ve farklılaşmış doku ve organlardan oluşurlar. Bir başka özellikleri de asalak yaşama uymuş olanlar dışında tümünün ototrof (kendibeslek) oluşlarıdır.
Sağlık Ana Sayfa
