Ateş

Vücut ısısının olağandan yüksek olması. Vücudun korunma amacıyla oluşturduğu tepki ve hastalıkların somut belirtilerinden biridir. Hemen hemen tüm memeli hayvanlar sıcak kanlıdır. Bunun nedeni kirli ve temiz kanın yürekte ve damarlarda birbirlerine karışmadan dolaşmasıdır. Bu nedenle vücutlarının ısısı normal koşullarda belirli sınırlar içinde seyreder (36-37.3 °C). Ancak hastalanan kimsenin vücut sıcaklığı artar ve yüksek bir düzeye ulaşır. Olağan seyri 36-37.3°C olan vücut sıcaklığını hücrelerde besinlerin oksijenle yakılması sonucu ortaya çıkan ısı oluşturur. Buharlaşma, derinin dış ortamla teması, akciğerden nemin uzaklaşması, sindirim ve idrar çıkarma gibi olaylarsa ısı kaybına neden olurlar. Vücut ısısını ayarlayan en önemli sistem dolaşım sistemiyse de bu işlevin denetim merkezi hipotalamustur. Vücut sıcaklığının herhangi bir nedenle normalin altına inmesine hipotermi, üstüne çıkmasınaysa hıpertermi adı verilir.Hiperterminin halk arasındaki adı ateştir. Ateş doğrudan beyinle ilgili düzensizliklerle ilişkili olabildiği gibi ısı düzenleyen merkezlerin toksik maddelerle etkilenmesinden de kaynaklanabilir. Mikroplu hastalıklar, beyin urları, ısı çarpması ateşe neden olan etkenlerdir. Vücut ısısını artıran maddelere “pirogen” adı verilir. Hastalık durumlarında ateşi ortaya çıkaran etken, bakterilerin salgıladıkları pirogenier ya da vücut dokularının bozulmasıyla açığa çıkan pirogenlerdir. Hipotalamustaki ayar noktası normalin üstünde bir düzeye çıktığında ısı korunması ve ısı yapımı mekanizmaları da içinde olmak üzere vücut ısısını artıran tüm mekanizmalar harekete geçer. Ayarın yükselmesinden birkaç saat sonra vücut ısısı da bu düzeye yaklaşır. Aşırı ateş yükselmesine neden olabilen öteki bir etken de vücudun çok su kaybetmesidir (dehitrotasyon). Ateş yükselmesi, bir ölçüde terleme için yeterli sıvı olmamasına bağlıysa da soğuk bir ortamda da su kaybı ateş yapabilmektedir. Vücut ısısı yaklaşık 41 °C’yi aştığında birçok hücrenin parankiması çoğunlukla zarar görmeye başlar, bölgesel kanamalara rastlanır. Özellikle beynin zarar görmesi kuvvetli olasılıktır. Çünkü sinir hücreleri bir kez zarar gördüler mi bir daha yenilenemezler.Vücut ısısı 43öC’nin üzerine çıktığında hasta alkolle ovularak ya da buzlu suya konularak vücut ısısı hızla normal sınırlara getirilemezse hasta en fazla birkaç saat yaşayabilir. Ateş, büyüklerde ağızdan ve koltuk aitından, çocuklardaysa sıklıkla anüsten ölçülmektedir. Termometrenin konulan bölgede 2-5 dakika kadar tutulması gerekir. Anüsten alınan ateş ölçümleri ötekilerinden genellikle yarım derece kadar daha yüksektir. Kısa süreli ateşler çoğunlukla kızamık, kabakulak, suçiçeği gibi virüslerin ve streptokok grubu bakterilerin oluşturduğu çocuk hastalıklarında görülür. Uzun sürmesine karşın önlenemeyen ateş yükselmelerine de rastlanır. Kimi kanser türleri bu tür uzun ateş yükselmelerine yol açabilirler. Lösemi, lenf, kemik, pankreas, karaciğer ve böbrek kanserlerinde bu tip ateş yükselmesine Sik rastlanır.Ateşin yükselmesine neden olan başka bir hastalık grubu da kollagen hastalıklardır (Lupus eritematosus ve periarteritis nodosa). Romatizma kökenli artrit de ateşin yükselmesine neden olur. Bu hastalıkta eklemlerde şişkinlikler başlamadan aylar önce hafif bir ateş yükselmesi görülebilir. Verem, malta humması, amipli dizanteri, şişiosoma, mantar hastalıkları da ilk belirti olarak ateş yükselmesi yaparlar. Ateşi yükselen hasta çok iyi beslenmeli, yüksek kalorili, indirimi aksatmayan ve yeterince protein içeren yiyecekler seçilmeli; hastanın terem esini ve idrara düzenli çıkabilmesini sağlamak amacıyla yeterli su ve benzeri sıvılar verilmelidir Ayrıca doktor önerisine göre ateş düşürücüler de kullanılabilir.p, kim.. ısı, ışık ve alev çıkışıyla oluşan kimyasal tepkime. Genellikle karbon ve yanabilen maddelere dönüşen öteki elementlerin oksijenle birleşmesi sonucu ortaya çıkar. Ateşle birlikte alev oluşumu, tepkimeye giren maddelerin buharlaşıp buharlaşmamasına bağlıdır. Örneğin, amonyum dikromat ısıtıldığında bir ateş (ısı ve ışık) oluşursa da alev görülmez.

—————————————————————————————

ÂTEŞ,

din., mit., bulunuşundan başlayarak ateş kutsal bir varlık sayıldı, insanoğlu ateşe ya doğrudan ya da tanrılar aracffrğıyla tapındı. Bu nedenle dinlerde ve mitolojilerde ateş kavramı, geniş ölçüde yer tutar, ilkel boylarda ateş,su, hava, toprak, gök, güneş,.yüce varlıklar, ayrıca ateş, geleceğin habercisiydi. Bazı ilkel inançlara göre ateşin dumanlı yanması yıkımın, berrak yanması mutluluğun belirtisidir. Günümüzde bile ateşi kutsallaştırma geleneğini sürdüren birçok toplumda, ateşe tükürülmez ve sövülmez.Çok tanrılı dine inanan Hititlerin Ateş Tanrısı (Pahhur) ve Ocak Tanrısı (Haşşaş) en önemlilerindendi. Eski Yunan Tanrısı Hephaistos, ateşle her çeşit madeni işleyerek olağanüstü güzellikte eserler yaratırdı. Ünlü Prometheus ise Zeus’u küçük düşürmek için Olympos . Dağı’nda kutsal ateşi çalarak insanlara verdi. Roma’ya, Etrüsklerin getirdiği Ateş Tanrısı Vulcanus adına her yıl bayramlar düzenlenir (Vulcanila) tanrıya sunulan kutsal ateşe küçük balıklar ve öteki hayvanlar atılırdı. Evdeki ocak ve ateşin tanrıçası Vesta’nın, altı bakire rahibesi, devletin ocak ateşini sürekli yakmakla görevliydi.Doğu Slavlarının Baş Tanrısı Perun, gök, fırtına ve şimşeklerin efendisi olup Novgorod’da onun adına kutsal ateş sürekli yanardı. Ayrıca Svaro adında bir ateş tanrısı vardı. Orta Asyadaki Türk boyları, kutsal ruh dedikleri ateşe saygı gösterirdi. Altaylılar bu ruha ot ezi (ateşin efendisi) Yakutlar aynı anlamda ot iççite derlerdi. Kirlerden arındırıcı, kötü ruhları kovucu hastalıklardan koruyucu gücüne inanılırdı.Sibirya ve Altay Türklerinde ateşe kurban sunulması, yeni evlilerin ateşe törenle yağ dökmeleri, yiyecek ve içecekten ateş ruhuna da bir pay ayırmaları geleneği bugün bile sürmektedir. Gökten Ülgen’in (Ulu Tanrı) gönderdiğine inandıkları ateşi suyla söndürmek, ateşle oynamak Türk inanç ve geleneklerine aykırıydı.. Belli günlerde yapılan kurbanlı törenlerdeki ateşin alevi yeşilimsiyse yağmur ve bereket, kırmızıysa salgın hastalık, siyahsa hükümdarın öleceğinin belirtisi sayılırdı.Yakut Türkleri ateş yanarken külün kıpırdadığını görürlerse “Og kuta oynyur” (Çocuk ruhu oynuyor) derler ve bir çocukları doğacağına inanırlar. 6. yy’da Batı Göktürkleri, ülkelerine gelen yabancı elçileri, birlikte getirebilecekleri kötü ruhları yok etmek için, iki ateş arasından geçirirlerdi. Zerdüştlüğüri özgün “ateş inanışfna göre, tapınma törenlerinde geniş bir alandaki mihrap önünde yakılan ateşin çevresinde dua edilir. Bu gelenek nedeniyle “ateşe tapanlar” adı da verilir. Zerdüşt, tanrıya hayvan kurban edilmesi yerine, ateş yakılması geleneğini koymuştur. Ateş, Ahuramazda’yı törene katılması için yukardan aşağıya çağıran bir elçidir. Bu tapınma biçimi daha sonra Perslerce de benimsenmiştir.Hinduizmde, tanrıların belirli doğal varlıkları yönettiklerine inanılır ve tanrı Ağni ateşin yöneticisi sayılır. Musevilikte altı köşeli Davut Yıldızı’ ndan sonra en önemli simge, yedi kollu, “Menora” adlı şamdandır, inanca göre, Menora’yı israil kavmi, çölde sürgün yaşamı sürerken çadırlarda kutsallığın aydınlatıcısı olarak kullanmışlardır. Musevi havralarında kutsal yerdeki (Aron Hakkodeş) içinde Tevrat saklı sandığın hemen önünde hiç sönmeyen lamba (Ner Tamit) yanar. Hıristiyanlıkta da ateş kutsaldır. Kiliselerde ve evlerde ikonaların altında mum yakılması çok yaygın bir gelenektir.

Ansiklopedimizin içinde Google destekli arama yapın.

Sağlık Ana Sayfa Biyografiler Akademisyenler, Antropologlar (İnsanbilimciler), Arkeologlar Askerler > Besteciler Bilim Adamları Biyologlar Coğrafyacılar Dansçılar Denizciler Devlet Adamları - Politikacılar Dilbilimciler Din Adamları Diplomatlar Doğa Bilimciler Düşünürler Edebiyatçılar Eğitimciler Ekonomistler Felsefeciler Fizikçiler Fotoğrafçılar Gazeteciler Gezginler Gökbilimciler Gravürcüler Heykeltraşlar Hukukçular İktisatçılar İmparatorlar-Hükümdarlar İş Adamları İstatistikçiler Karikatürcüler Kaşifler Kimyagerler Koreograflar Mankenler Matematikçiler Mimarlar Minyatürcüler Mucitler Mühendisler Müzisyenler Oryantalistler Osmanlı Padişahları Pilotlar Psikologlar Ressamlar Şairler Sanatçılar Sanatkarlar Sendikacılar Seramik Sanatçıları Sinemacılar ve Tiyatrocular Sosyologlar (Toplumbilimciler) Sporcular Araba Yarışçıları Futbolcular Tarihçiler Tıpçılar Veterinerler Yazarlar Yöneticiler Yönetmenler

Toplum ve Yaşam Toplum Millet Aile Antropoloji Hayvanlar Sosyoloji Cinsellik Ev Evlilik Felsefe Aşk Biyografiler

Bilim ve Teknoloji Bilim Bilgisayar Bilim Kurgu Matematik Aritmetik Arkeoloji Biyoloji Bilim Adamları Bilişim Ekonomi Fizik Yıldızlar Astronomi Uzay Arkeoloji Jeoloji Nükleer Enerji Kimya Zooloji Mantık Pedagoji Enerji Elektronik Elektrik Telekomunikasyon Teleskop Ses Tıp Tarım

Kültür Kültür Dil Tarih Edebiyat Eğitim Felsefe Adet Müze Müzik Mitoloji Basın Spor Sinema Tiyatro Coğrafya İklim İlçeler İller Biyocoğrafya

Din ilahiyat Allah Musevilik Hristiyanlık Kuran-ı Kerim Mitoloji

Aşk Mesajları Özlü Sözler Atatürkün Hayatı Yemek Tarifleri Kadınlar Sağlık Sağlık Bilgileri Teknoloji kadın Eğitim Sağlık Bilgileri Pasta Tarifleri Kpss Soruları Bayram Mesajları

site ekle