ANTİKOR

tıp., bir omurgalı organizmanın yabancı bir antijenle uyarılması sonucu bağışıklık sisteminin özel bir grup hücresince (Blenfositleri) oluşturulan ve kendisine uyan antijenle canlı organizma (in vivo) ve organizma dışında (in vitro) özgül olarak birleşebilen globülin yapısındaki tepki maddeleri. Antikorlar ya da immün globülinler iki uzun ve iki kısa olmak üzere birbirine disülfit bağlarıyla bağlı dört polipeptit zincirinden oluşur. Bu zincirlerin bir ucu amino (- NH2), öte ucuysa karboksil (- C-C-H) grubuyla sonlanır, Amıno grubuyla sonlanan uçlar antikorların antijenle birleşen uçlarıdır. Antikorlar uzun ya da Ağır (H) zincirlerinin amin grubuyla sonlanan bölgenin (C bölgesi) yapı özelliğine göre IgG. IgM, IgA, IgD ve IgE olmak üzere beş ayrı sınıfa ayrılırlar. Bunların insanın tüm globülinlerine göre oranı sırasıyla % 80, 36, 13, 1 ve 0.002 kadardır. JgG bağışıklıkta en önemli rolü oynar. Plasenta yoluyla ana karnındaki fetüse de geçebildiğinden doğumdan sonraki ilk aylarda bebeğin korunmasında da etkili olur. IgA serumdan başka göz, burun, boğaz salgılarına da geçebildiğinden yerel doku korunması açısından daha büyük önem taşır. IgM plasentadan fetüse geçmemesiyle diğer Ig’lerden ayrılır. IgE en düşük oranda bulunmasına karşın karboksilli ucuyla Mast hücrelerine yapışarak değişik alerji olaylarının oluşmasına yol açması açısından önem taşır. Buna göre alerji hastalıklarında yükselir. Antikorlar da uydukları antijene göre otoantikor, izoantikor, heteroantikor gibi adlar alırlar. Blokan antikor. Normal bir antikorda kısa ve uzun zincirlerin amino grublu uçlarının oluşturduğu en az iki grub vardır. Böyiece bir antikor en az iki antijen molekülüyle bağlanarak aglütinasyon (yapışma), presipitasyon (çökelme) gibi olayların oluşmasına yol açar. Uzun zincirler arasındaki disülfit bağı kopmuş bir antikor molekülü parçası yalnız bir amino’lu uç grubu (F ab) bulunduğundan antijen molekülüne yapıştığı halde aglütinasyon ya da presipitasyon oluşmaz. Ancak bu antijenin antikor bağlayan parçası (reseptör) ikinci bir antikorla bağlanamayacağından bunlar normal antikorlarla karşılaşsalar da reaksiyon görülmez. Böyle antijenle birleşebilen, fakat reaksiyon oluşturmayan ancak antijenin normal antikorlarla birleşmesini de bloke eden eksik antikorlara blokan antikor denir.
ANTİL DENİZİ, coğ.,Atlas Okyanusu’ nun Orta ve Güney Amerika arasında kalan bölümü. Kuzeyde ve doğuda bir yay biçiminde dizilmiş Antil Adaları ileçevrilidir. Yüzölçümü 1.9 milyon km2 olan Antil Denizi’nin uzunluğu 2.700 km’ ye, genişliği 1.100 km’ye yakındır. Antil Denizi bir çöküntü alanındadır. Antil Denizindeki dört büyük denizaltı sıradağı ve beş denizaltı çukuru yerkabuğundaki çökme sonucu oluşmuştur. Honduras ve Nikaragua kıyılarından başlayan Aves, Beata, Jamayka ve Cayman denizaltı sıradağları gerçekte Amerika Anakarası’nın batısında, iki yarıkürede kuzey-güney doğrultusunda uzanan Appalaş ve And dağlarının çöküntü sonucu denizaltında kalmış orta bölümüdür. Grenada, Venezuela, Kolombiya, Cayman ve Yucatan denizaltı çukurlarının da aynı çöküntü sonucu oluştuğu saptanmıştır. Cayman çukurunda deniz derinliği 7,200 m’yi geçer. Venezuelaçukurundaysa derinlik 5.700 m’den daha azdır. Anti! Denizi’nin kuzey ve doğusundaki adaların.arasında, deniz akıntılarının geçtiği birçok boğaz ve kanal bulunur. Meksika ile Küba arasındaki Yucatan Boğazı. Antil Denizi’ni Meksika Körfezi’nden ayıran giriş yeridir. Yüzey akıntıları bu boğazdan Meksika Körfezi’ne geçer. Kuzey Ekvator Akıntısı’ nın etkisindeki yüzey akıntıları çok sıcak ve tuzludur. Rengi yeşille mavi arasında olan suların sıcaklığı yüzeyde ortalama 25°C’dir. Deniz dibi akıntılarıysa Antillerdeki Virgin ve Rüzgârüstü kanallarından geçer. Antil Denizi, tropikal bölgede sürekli esen doğu rüzgârlarının etkisi altında bulunur. Passat adı verilen bu rüzgârlar düzenli olarak yaz sonlarında kasırgalara yol açar. iklim, Akdeniz iklimine benzeyen özellikler gösterir. Bu nedenle Meksika Körfezi ile birlikte “Amerikan Akdenizi” olarak da tanımlanır. Antil Denizi, Atlas Okyanusu ile Büyük Okyanus arasında Panama Kanalı’nın açılmasından sonra (1915) büyük bir ticari önem kazanmıştır.

Ansiklopedimizin içinde Google destekli arama yapın.

Sağlık Ana Sayfa Biyografiler Akademisyenler, Antropologlar (İnsanbilimciler), Arkeologlar Askerler > Besteciler Bilim Adamları Biyologlar Coğrafyacılar Dansçılar Denizciler Devlet Adamları - Politikacılar Dilbilimciler Din Adamları Diplomatlar Doğa Bilimciler Düşünürler Edebiyatçılar Eğitimciler Ekonomistler Felsefeciler Fizikçiler Fotoğrafçılar Gazeteciler Gezginler Gökbilimciler Gravürcüler Heykeltraşlar Hukukçular İktisatçılar İmparatorlar-Hükümdarlar İş Adamları İstatistikçiler Karikatürcüler Kaşifler Kimyagerler Koreograflar Mankenler Matematikçiler Mimarlar Minyatürcüler Mucitler Mühendisler Müzisyenler Oryantalistler Osmanlı Padişahları Pilotlar Psikologlar Ressamlar Şairler Sanatçılar Sanatkarlar Sendikacılar Seramik Sanatçıları Sinemacılar ve Tiyatrocular Sosyologlar (Toplumbilimciler) Sporcular Araba Yarışçıları Futbolcular Tarihçiler Tıpçılar Veterinerler Yazarlar Yöneticiler Yönetmenler

Toplum ve Yaşam Toplum Millet Aile Antropoloji Hayvanlar Sosyoloji Cinsellik Ev Evlilik Felsefe Aşk Biyografiler

Bilim ve Teknoloji Bilim Bilgisayar Bilim Kurgu Matematik Aritmetik Arkeoloji Biyoloji Bilim Adamları Bilişim Ekonomi Fizik Yıldızlar Astronomi Uzay Arkeoloji Jeoloji Nükleer Enerji Kimya Zooloji Mantık Pedagoji Enerji Elektronik Elektrik Telekomunikasyon Teleskop Ses Tıp Tarım

Kültür Kültür Dil Tarih Edebiyat Eğitim Felsefe Adet Müze Müzik Mitoloji Basın Spor Sinema Tiyatro Coğrafya İklim İlçeler İller Biyocoğrafya

Din ilahiyat Allah Musevilik Hristiyanlık Kuran-ı Kerim Mitoloji

Aşk Mesajları Özlü Sözler Atatürkün Hayatı Yemek Tarifleri Kadınlar Sağlık Sağlık Bilgileri Teknoloji kadın Eğitim Sağlık Bilgileri Pasta Tarifleri Kpss Soruları Bayram Mesajları

site ekle