AKYUVARLAR

insan ya da hayvan kanından yapılan preparasyorilarda renksiz ya da grimsi beyaz görülen hücreler. Alyuvarların tersine, akyuvarlar çekirdekli (nukleus) hücrelerdir. Fakat alyuvarlar gibi hemoglobin taşımazlar Lökosit adı da verilen akyuvarlar, tek hücre tipinde değildir; değişik yapısal ayrılık gösteren alt grupları bulunur. Birinci gruptaki akyuvarların çekirdekleri parçalıdır ve bu parçalı çekirdekler köprülerle bağlanmıştır (polimorf nüveli akyuvarlar). Bu özelliği gösteren 3 tip hücre bulunur. Bunlar: Nötrofil, Eozınofil, Bazofiller’dir. ikinci grup akyuvarlar çekirdekleri tek parçalı olan hücrelerden oluşur ve bu gruba lenfosit ve monositler girer.Akyuvarların sayısı, alyuvarlara oranla çok daha azdır. Sağlıklı erişkin bir insanda bir mm3 kanda 4-10 bin akyuvar bulunur. Bu sayı yaşla değişkenlik gösterebileceği gibi, günün ilerleyen saatlerinde de farklılıklar gösterebilir. Çocuklardaysa sayı oldukça yüksektir. 1 mm3 kanda doğumdan hemen sonra 15.000-18.000, süt çocuklarında 8.000-15.000, daha büyük çocuklardaysa 6.000-12.000 akyuvar bulunur. Bu sayı yaş ilerledikçe yavaş yavaş azalarak erişkindeki sayıya iner. Öte yandan sindirim sırasında ve beden hareketlerinden sonra da fizyolojik akyuvar sayısı artışı görülür. Bu nedenle akyuvar sayımının sabah aç karnına yapılması uygundur. Akyuvar sayısı çeşitli hastalık koşullarında değişir. Bu özelliği nedeniyle bazı hastalıklarda tanı amacıyla akyuvar sayımı yaptırılır. Akyuvar büyüklükleri, çeşitli tiplerinde değişiktir. En büyük akyuvarlar 12.20 mikronla monositlerdir. En küçük akyuvarlar 7-10 mikron büyüklüğündeki lenfositlerdir. Nötrofiller 9-12 mikron, eozinofiller 11-14 mikron, bazofiller 8-11 mikron büyüklüğündedir-ler. Akyuvar hücre grupları da sağlıklı bir insanda belirli oranlarda bulunur. Bütün akyuvarların %60-70 kadarını nötrofiller, %20-30′unu lenfositler, %2-8′ini monositler, %1 4′ünü eozinafiller ve %0.5-1 ‘ini bazofiller oluşturur. Bu sayılardaki değişiklikler Lökosit Fromül incelemesiyle saptanır, hastalıkların tanısında kullanılır. Akyuvarların görevi vücuda giren mikroplar başta olmak üzere, tüm yabancı maddelere karşı savaşmaktır. Bütün akyuvar çeşitleri kan damarlarının duvarlarını aşarak bağ dokusu içine geçebilirler. Buna “diapedes” denir. Diapedes vücutta olağan bir olaydır. Fakat iltihap gibi bazı patolojik koşullarda artar, iltihap bölgesinde özellikle nötrofil tipi akyuvarlar damarlardan çıkarak burada toplanırlar. Bu geçiş sırasında damar duvarında bir delik oluşur ve geçir 1 -2 dakikayla yarım saat kadar sürer. Geçişten sonra delik kapanır. Kan içinde yuvarlak biçimli ve pasif olarak sürüklenen akyuvarlar kan damarını çevreleyen bağ dokusu içine geçince, sert zemin üzerinde amipsi hareketlerle yer değiştirirler. Burada mikroplara karşı savaşım verirler. En güçlü diapedes ve ameboid hareket yapan akyuvar tipi nötrofillerle monositierdir. Ayrıca nötrofil ve monositierin çok güçlü bakteri yutma (fagositoz) özelliklerini vardır. Bu olayda hücreler mikrobu fagosam adı verilen kofullar içine alır ve fagosomların lizozomlarla birleşmesiyle de mikrop sindirilir. Nötrofiller ani (akut) bakteri enfeksiyonlarına karşı koyma, monositlerse uzun süreli (kronik) bakteri enfeksiyonlarıyla savaşma bakımından önemlidir.Akyuvar tiplerinden lenfositlerin vücutta çeşitli hücre tiplerine dönüşme potansiyeli oluşu çok ilginçtir. Lenfosit şişerek önce bir monosite, daha sonra bağ dokusu ya da başka yerlere giderek bir makrofaja dönüşür. Lenfositler kemik iliğinde de alyuvar öncüleri ya da nötrofiller gibi tanecikli akyuvar öncüleri olarak gelişir. Dokulardaki lenfositler fibroblastlara dönüşür ve kollagen lifleri, elastik lifler ve bağ dokusunun öteki elemanlarını salgılar. Lenfositler, bağışıklık olayında en önemli yeri tutan antikorları meydana getiren ve salgılayan plazma hücrelerine de dönüşebilir. Vücutta antikorların artması birçok hastalıktan korunma açısından önemlidir. Fakat bazen vücudun kendi dokularına karşı antikorlar oluşturup, kendine zarar verebilirler, insanda bazı hastalıklar bu yolla oluşur.

Ansiklopedimizin içinde Google destekli arama yapın.

Sağlık Ana Sayfa Biyografiler Akademisyenler, Antropologlar (İnsanbilimciler), Arkeologlar Askerler > Besteciler Bilim Adamları Biyologlar Coğrafyacılar Dansçılar Denizciler Devlet Adamları - Politikacılar Dilbilimciler Din Adamları Diplomatlar Doğa Bilimciler Düşünürler Edebiyatçılar Eğitimciler Ekonomistler Felsefeciler Fizikçiler Fotoğrafçılar Gazeteciler Gezginler Gökbilimciler Gravürcüler Heykeltraşlar Hukukçular İktisatçılar İmparatorlar-Hükümdarlar İş Adamları İstatistikçiler Karikatürcüler Kaşifler Kimyagerler Koreograflar Mankenler Matematikçiler Mimarlar Minyatürcüler Mucitler Mühendisler Müzisyenler Oryantalistler Osmanlı Padişahları Pilotlar Psikologlar Ressamlar Şairler Sanatçılar Sanatkarlar Sendikacılar Seramik Sanatçıları Sinemacılar ve Tiyatrocular Sosyologlar (Toplumbilimciler) Sporcular Araba Yarışçıları Futbolcular Tarihçiler Tıpçılar Veterinerler Yazarlar Yöneticiler Yönetmenler

Toplum ve Yaşam Toplum Millet Aile Antropoloji Hayvanlar Sosyoloji Cinsellik Ev Evlilik Felsefe Aşk Biyografiler

Bilim ve Teknoloji Bilim Bilgisayar Bilim Kurgu Matematik Aritmetik Arkeoloji Biyoloji Bilim Adamları Bilişim Ekonomi Fizik Yıldızlar Astronomi Uzay Arkeoloji Jeoloji Nükleer Enerji Kimya Zooloji Mantık Pedagoji Enerji Elektronik Elektrik Telekomunikasyon Teleskop Ses Tıp Tarım

Kültür Kültür Dil Tarih Edebiyat Eğitim Felsefe Adet Müze Müzik Mitoloji Basın Spor Sinema Tiyatro Coğrafya İklim İlçeler İller Biyocoğrafya

Din ilahiyat Allah Musevilik Hristiyanlık Kuran-ı Kerim Mitoloji

Aşk Mesajları Özlü Sözler Atatürkün Hayatı Yemek Tarifleri Kadınlar Sağlık Sağlık Bilgileri Teknoloji kadın Eğitim Sağlık Bilgileri Pasta Tarifleri Kpss Soruları Bayram Mesajları

site ekle