PENİS, anat., içinden spermium ve idrarı boşaltan üretranın geçtiği erkek cinsel birleşme organı. Kök ve gövde olmak üzere iki bölümden oluşur. Kök bölümü perineye yerleşmiştir. ...
DEVAMI...>>
ÖKSÜRÜK, tıp., solunum sisteminin koruyucu reflekslerinden biri. Aynı zamanda kalp ve solunum sistemi hastalıklarının en sık rastlanan belirtilerinden biridir. Öksürük patlayıcı biçimde şiddetli bir nefes ...
DEVAMI...>>
Belirli bir alan içinde bedenin belirli bir ritme uyarak sürekli devinimi. Neden, duyguların dışa vurulmasına dayalı olduğu gibi, artık enerjinin boşaltılması ya da bir ...
DEVAMI...>>
ORTODOKSLUK, din., Vahye ve Meşru Kilise'nin kararlarına uygun olan öğretilerin tümü. Genel olarak Katolik İnancına bağlı bulunan Keldanî, Ermeni, Süryanî ve Kiptî mezhepleri, havari Petrus'un ...
DEVAMI...>>
Geniş bir tanımlamayla denetimsiz hücre çoğalması (Lat. cancer: yengeç'ten) ilk oluşan kanser hücrelerdeki bu denetimsiz çoğalma niteliği, kalıtsal olarak yeni hücrelere de aktarıldığından, giderek ...
DEVAMI...>>
Beslenme yetersizliği nedeniyle dokunun canlılığını yitirmesi, doku ölümü. Çıkış nedenlerine ve seyir biçimlerine göre çeşitli adlar alır: Bazı şeker hastalarında görülen sulu kang ren; ...
DEVAMI...>>
Canlıların en küçük birimleri. Hücrenin mikroskop altında ilk gözlemini 1665'te Robert Hooke başardı. Şişe mantarlarından aldığı kesitlerde, şekilleri küçük odacıklar biçiminde gördüğünden, bunlara hücre (celi) ...
DEVAMI...>>
MASTÜRBASYON, (Lat masturbari "kendi kendini kirletmek'ten). Her çeşit cinsel birleşmenin dışında, herhangi bir biçimde orgazma ulaşmak için kendi kendini cinsel uyarıda bulunma durumu. Onanizm olarak ...
DEVAMI...>>
Yeni oluşmuş yavru organizmanın bağımsız kalması. Doğum kendiliğinden olabileceği gibi birtakım aletler yardımıyla da olabilir (forseps vb.). Genel olarak bir çocuğun dünyaya gelmesi, anne ...
DEVAMI...>>
Nucleotid adı verilen ve sürekli kendini yenileyen birimlerden oluşan büyük molekül. Açık adı deoksiribonükleik asf'tir. isviçreli biyokimyacı Friedrich Miescher'in sperm hücrelerinin çekirdeklerinde saptadığı asit ...
DEVAMI...>>
MİDE, anat., yemek borusu (özofagus) ile oniki parmak bağırsağı (duodenum) arasında kalan sindirim sisteminin torbaya benzer organı. Sindirim kanalının en geniş bölümünü oluşturur. Kaslar-: dan ...
DEVAMI...>>
Yorgunluk, kırıklık, kas ağrıları ve ateşle beliren, bulaşıcı salgın hastalık, enflüanza. Süzgeçten geçebilen bir virüsün yol açtığı bir hastalık olup 19301u yıllarda domuzdan ilk grip ...
DEVAMI...>>
Mide iç yüzeyini kaplayan mukoza yangısı. En sık görülen mide hastalığı olup mide iç yüzeyine zarar veren baharatlı, soğuk ya da sıcak yiyeceklerin, ...
DEVAMI...>>
ŞOK, tıp., kalbin pompaladığı kan miktarının organ, doku ve hücrelerin gereksinmelerini karşılayamayacak düzeyde oluşu nedeniyle vücudun normal yaşam işlevlerini yerine getirememesi. Başlıca üç çeşit şok ...
DEVAMI...>>
SİNÜZİT, patol., burun çevresindeki sinüslerin iç yüzünü Örten mukoza tabakasının iltihaplanması. Başlıca dört çeşit sinüzit vardır. 1. Sinüs mukozasında ani iltihaba bağlı olarak aşırı bir ...
DEVAMI...>>
VİTAMİN, hayvansal metabolizma için gerekli olan ve organizmaya besin ya da ilaç olarak dışarıdan sağlanan biyokatalizör madde. İnsan vücudunda sentezlenmeyen ancak insan sağlığı için gerekli ...
DEVAMI...>>
Vücut ısısının olağandan yüksek olması. Vücudun korunma amacıyla oluşturduğu tepki ve hastalıkların somut belirtilerinden biridir. Hemen hemen tüm memeli hayvanlar sıcak kanlıdır. Bunun nedeni kirli ...
DEVAMI...>>
VAGİNA (Dölyolu), anal, kadının cinsel organları içinde vulvayı dölyatağına birleştiren kanal. Kas ve mukozadan yapılmış bir organdır. Vajinanın ön, arka ve iki de yan olmak ...
DEVAMI...>>
VİRÜS, bulaşıcı hastalıklara yol açan, bilinen en küçü canlılar. Büyüklükleri 20-300 nm (naometre 109 m) arasında değişir. Nükleik asit olarak ya DNA ya da RNA ...
DEVAMI...>>
504.825 (1980), yüzölçümü 9.396.681 km2, yönetim merkezi Washington DC. Coğrafya Konumu: Kuzey Amerika Anakarası'nın büyük bir bölümünü kaplayan ABD, kuzeyde Kanada, güneyde Meksika ve Meksika ...
DEVAMI...>>
Olgun dişi üreme hücresi (oyum) ite erkek üreme hücresinin (spermatozoit) birleşerek döllenmiş yumurtayı (zigot) oluşturması olayı. Doğada döllenme olayı iki biçimde görülür: Dış döllenme, iç ...
DEVAMI...>>
Toplumların yaşam deneylerinden doğan, coğrafya ve tarih gerçeklerini bilgece bir yargı olarak belirten, kısa, yoğun, çok zaman mecazlı, kalıplaşmış biçimleriyle tekrarlanan özlü sözler (mesel, darbımesel). ...
DEVAMI...>>
MECAZ (Ar. ceraz'dan), yol, geçecek yer, gerçeğin karşıtı anlamlarına gelirse de en geniş kullanımı edebiyattaki yeridir: Öz anlamıyla kullanılmayıp benzerlik yoluyla ya da bir yakıştırmayla ...
DEVAMI...>>
POTASYUM, kim., K. Atom numarası 19, atom ağırlığı K 39.1 (Kalyum) olan kimyasal element. Potasyum, doğada çok yaygın bulunan bir elementtir; tuz durumundayken kütlece yer ...
DEVAMI...>>
İkiçenekliler (Dicotyledonae) sınıfınının, ballıbabagiller (Labitae) familyasından çok yıllık, otsu bitki. 60 kadar türü vardır. Kokusu özel ve etkilidir. Anayurdu Güney Asya olup çoğunlukla süs bitkisi ...
DEVAMI...>>
(Koriza, Akut Binit, Akut Koriza). Üst solunum yollarının bir enfeksiyonu. Nedeni çok. çeşitlidir. Belirtileri. Hapşırma, önce sulu, sonra koyulaşan burun akıntısı, bazen hafif öksürük ilk ...
DEVAMI...>>
Başkentleri Hattuşaş (bugün Boğazköy) olmak üzere Orta Anadolu'da Kızılırmak kavsi içinde kurulmuş ilkçağ devleti ve halkı.
Tarih.
Hint-Avrupa kökenli bir ulus olan Hititlerin Anadolu'ya hangi ...
DEVAMI...>>
Genellikle gerçek sözlük anlamının dışında ayrı bir anlamı (mecaz) ve zamanla arınmış etkili bir yapısı olan, kalıplaşmış olarak kullanılan, dilin ortak (kolektif, anonim) öğelerinden sözcük ...
DEVAMI...>>
NEFES DARLIĞI, tıp., (Lat. Dispne). Solunum işlevinin çeşitli fizyolojik nedenlerle rahat yapılamaması. Normal solunum, bilinçsiz ve rahat bir biçimde dakikada ortalama 12-15 ritmik hareketle gerçekleştirilir. ...
DEVAMI...>>
Hasan Ali YÜCEL , şair ve yazar, hükümet adamı (İstanbul 1897-ay.y. 1961). Vefa İdadisi'nden (lise) sonra İÜ Edebiyat Fakültesi Felsefe Bölümü'nü bitirdi (1921), arada savaş ...
DEVAMI...>>
ÜRE, kim., NH2-Çp-NH2 formülüyle gösterilen karbonik asit diamidi. Kokusuz, renksiz, dörtgen prizma biçiminde billurlaşmış, suda ve alkolde çözünebilen, 132°C'ta eriyen katı bir maddedir. Protein metabolizmasının ...
DEVAMI...>>
TÜRKÜ, haik şiirlerinin özel ezgiyle söylenen müzikli biçimi; Türk köküne Arapça nispet edatının eklenmesiyle (Türki) yapılmış tutarsız sözcüğün Türkçenin ses uyumuna göre aldığı biçim Halk ...
DEVAMI...>>
İcat ettikkleri çiviyazısıyla tarih çağlarını başlatan ve dünyanın ilk uygarlığını kuran toplum. İÖ 4. binyılın sonlarına doğru, günümüzdeki Fırat Nehri ve Dicle Nehri arasında kalan ...
DEVAMI...>>
EİNSTEİN Albert Alman kökenli ABD'Iİ fizikçi (Ulm 1879 - Princeton 1955). Ailesi Münih'ten Milano'ya göçünce orta öğrenimini Aarau'da (isviçre) bir lisede tamamladı (1896). Aynı yıl ...
DEVAMI...>>
SOLUNUM, fizyol., havadaki oksijeni alıp, karbondioksiti yeniden havaya atma biçiminde oluşan genel işlev. Solunum, göğüs kafesinde bulunan solunum kasları yardımıyla gelişen bir olaydır. Solunum kaslarının ...
DEVAMI...>>
Türkiye'nin çağdaş uygarlık düzeyine ulaşabilmesi için Atatürk'ün toplumsal, ekonomik, siyasal ve kültürel alanlarda ileri sürdüğü ve devrimlerin gerçekleşmesinde uyguladığı ilkeler; bu ilkelere bağlılık (Kemalizm de ...
DEVAMI...>>
Türk gölge oyununun ve onun baş kişilerinden birinin adı. Eskilerin temâşâ sanatı (hoşlanarak bakma, temsil, seyirlik oyunu) dediği tiyatro çalışmaları her çağda, her yerde ...
DEVAMI...>>
dilbil., belirli bir toplumsal küme ya da topluluğun, genel dil içindeki sözcükleri kendi yaşam biçimleri doğrultusunda dönüştürüp değişik anlamlar yüklemesiyle oluşan özel dil. Aslında toplumsal ...
DEVAMI...>>
ARŞİMET Yunan matemetik ve fizik bilim adamlarındandır. (Syracuse İÖ 287 - ay.y İÖ 212).Babasının astronom olduğu söylenir. Genç yaşta bilim ortamına girdi. Öğrenimini tamamlamak ve ...
DEVAMI...>>
TELESKOP, fazla ışık toplayarak gök cisimlerini incelemek amacıyfa kullanılan optik araç. İlk teleskop 1608'de Hollandalı mercek yapımcısı H. Lippershey'ce yapıldı ve 1609'da İtalyan gökbilimcisi Galilep ...
DEVAMI...>>
ALİ KUŞÇU Gökbilimci (Semerkant ?-istanbul 1474). Babası Timuroğullarından Türkistan ve Maveraünnehir emiri Uluğ Beyin dogancısıydı. Asıl adı "Alaattin Ali "iken bu nedenle 'Ali Kuşçu" ...
DEVAMI...>>
EDİSON Thomas Alva Hollanda kökenli ABD'Iİ mucit (Ohio/Milan 1847 - New Jersey/Orange 1931). Küçük yaşta ilgi duymaya başladığı fizik kitaplarındaki deneyleri evde kurduğu küçük laboratuvarında ...
DEVAMI...>>
Konuşma dilinde kullanılan sözcüklerin ve düşüncelerin işaretler aracılığıyla kağıt, çeşitli madenler, taş, pişmiş toprak vb maddeler aktarılması ve kalıcılığının sağlanması. Yazı, uygarlık tarihinin başlangıcını, dolayısıyla ...
DEVAMI...>>
1789'dan 1799'a kadar olan dönem içinde Fransız toplum ve siyasal yapısının değişimini anlatan olaylar dizisi, iktisat alanında üstünlük sağlayan kentsoyluların (burjuvazi) siyasal yönetim gücünü de ...
DEVAMI...>>
İSA, Hıristiyanlık dininin kurucusu. Kuran'da adı geçen peygamberlerden biridir. Annesi Meryem'dir; doğuşunun mucizelerle gerçekleştiğine inanılan isa, Filistin'de Betlehem (Beyt al-Lahm) Kenti'nde doğdu. Hıristiyanların inancına göre ...
DEVAMI...>>
İbn-i Sina (tam adı Ebu Ali el-Hüseyin ibni Abdullah ibn-i Sina el-Belhi), Türk-lslam Filozofu ve hekimi (Buhara - Afşane 980 - Heme-dan 1037). Babası Samanoğullan ...
DEVAMI...>>
Üstüne yazı yazmak ya da çeşitli amaçlarla kullanılmak üzere bitkisel maddelerin hamur haline getirildikten sonra yufka gibi açılıp kurutularak elde edilen ince yaprak.
Tarih. Matbaacılığın ...
DEVAMI...>>
SÜDET DAĞLARI (SÜDETLER) (AlmancaSUDETEN, Çekçe ve Polonyaca SUDETY), Polonya'nın Silezya Bölgesi ile Çekoslovakya'nın Bohemya bölümü arasında dağ sırası. Uzunluğu 270 km, genişliği 30-50 km. Demokratik ...
DEVAMI...>>